Category Archives: Aile
Bir Ata Demirer Klasiği – Berlin Kaplanı
Merhabalar efenm. Uzun zamandır uzak kaldım filmlerden. Ama geçenlerde Ata Demirer’in son yapımı olan Berlin Kaplanı’nı izleme fırsatına kendime görebildim çok şükür.
Ata Demirer’in şov dünyası için yapmış olduğu çalışmalarını oldum olası çok sever, beğenir ve takip etmeye gayret ederim. Çünkü adamın şaka ve duygu arasında bizlere yaşatmış olduğu ince bir çizgi var. Aslında bunu gayet iyi başarıyor. İzleyiciye duygularını göstermede bir nevi yetenekli bir oyuncu. Bu yüzden heyranım kendisine.
“Amman Tanrım!” – Bruce Almighty
Evvela Jim Carrey denilince aklına ne gelir? Benim çocukluğum gelir. Hemen ardından çocukluğumu şenlendiren onlarca filmi gelir aklıma. Yalancı Yalancı, Maske, Hayvan Dedektifi ve dahası. Jim Carrey ben de dâhil birçok insanın hayatına şen şakraklığıyla pozitif etki bırakmış ve unutulmazlar arasındadır hınzır. Mimikleriyle, oyunculuğuyla ve her zaman gülen suratıyla şu sinema dünyasında en ama en çok sevdiğim Aktörlerden birisi olur Jim Carrey’im.
Bu bıçkının ailecek izleyebileceğin ve bir o kadar da keyif alabileceğin başka bir filmi ise, unutulmazlar arasında çoktan yerini almış olan bir yapımdır, Aman Tanrım! Bruce Almighty. Üstelik rol arkadaşları da Morgan Freeman, Jennifer Aniston, Steve Carell gibi usta oyuncularsa, değmesin yağlı boya.
“Adım, Bruno. – Adım Shmuel.” – Çizgili Pijamalı Çocuk
Çizgili pijamalı çocuk.. eminim ki filmin adını duyduğunda “bu ne böyle, ne biçim bir film ismidir..” demiş olabilirsin. Amma velakin işin aslı, tahminin gibi değil. Daha bi iç cızlattırıcı ve daha bi iç yakıcı. Yazar John Boyne tarafından kaleme alınmış olan bu eser 2008 senesinde aynı roman ismi ile sinemaya uyarlanmış bulundu.
Sen ne düşünüyorsun bu konularda bilmiyorum ancak kendi görüşüm olaraktan şunu söylemem gerekiyor ki, bana göre: dikkat edersen klasik Nazi-Yahudi film yapımcılarının ardında çoğunluk olarak hep aynı 3 ülke vardır: Amerika, İngiltere ve İsrail. Bu 3 ülke sağ olsunlar, şuan ki dünya çapında olanları arka plana atarak ya da attıklarını sanarak, Almanları ve o dönemin ayrımcı grubu olan Nazileri bizlere genelleme olarak “öcü” gibi gösterdiler. Tamam bir soykırım var.. Elbette bunu destekler nitelikte bir hareketim yok ancak aşırı derece de abartılı bir şekilde gösterilmesi tamamen dünyanın her yerine erişmelerini sağladı ki buda bir gerçektir. Fakat sen gel gör ki, bugün ki İsrail’i ve Yahudileri. Oturdukları yerde otursalar gam yemeyeceğim inan ki.
“Her birimiz kendi yolumuzda..” – Yeşil Yol
Hayatımın filmi.. Anlatılmaz yaşanır cinsinden. Şu yaşıma kadar onca film izledim ama hiç biri yeşil yolun yerini tutmuyor. Eminim ki ne diğerleri ne de yenileri de tutmayacak. Her insanın ömrümde tutuklu kaldığı bazı olaylar vardır. Yeşil Yol’da benim için o olaylardan birisi. Hele replikleri yok mu? Bu tür filmleri her şeyi anlamaya başladığın yıllarda fark edip izliyorsan, resmen hayatının dönüm noktası haline gelebilir.
“Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.” – Esaretin Bedeli
Umut.. bu yapım için özetlenip söylenebilecek en güzel söz Umut’tur. 1994 senesinde yönetmen Frank Darabont ve yazar Stephen King ustaların önderliğiyle Esaretin Bedeli hayatımıza girdiğinde, eminim ki Umut sözcüğü adına birçok insanın yaşamını olumlu ve ciddi yönde etki eden bir başyapıt oldu kendisi.








