Category Archives: Bilim Kurgu
“Siz sırrı çözmek değil, kandırılmak istiyorsunuz.”
“Siz sırrı çözmek değil, kandırılmak istiyorsunuz.”
2006 ABD yapımı olan, Christopher Nolan imzalı bu filmde, Christian Bale, Hugh Jackman, Scarlett Johansson, Michael Caine, Andy Serkis, Rebecca Hall, gibi dünyaca tanınmış isimler bir arada.
Victoria Devri’nde iki sihirbaz
Bu fantastik, bir o kadar da gizemli hikayede, iki sihirbazın, birbirlerine karşı hakimiyet kurma çabalarını görüyoruz. Bu iki ihtişamlı adamın, cüreti tutkuya, şovmenliği bilime ve hırsı dostluğa kırdırmalarının sonuçları tehlikeli, ölümcül ve hileli oluyor.
Hikaye, yüzyılın başında Londra’da başlıyor. Sihirbazların, oldukça prestijli oldukları bir zamanda, iki yakın arkadaş, birlikte yola çıkarlar. Robert Angier, sahneyi çok iyi kullanan ve şovunu çok iyi sergileyen bir sihirbazdır.
Harry Potter Beyaz Perdeye Elveda Dedi
2001 yılında ilk defa seyirciye merhaba diyen Harry Potter serisi, tam 11 yıl sonra yine beyazperde de seyirciye elveda diyor. Son kitabı 2007 yılında çıkan ve o günden beri beklenen muhteşem finalin nasıl olduğunu elbette herkes gibi okurlarıda bekliyordu.
Öncelikle kitabı okuyan biri olduğumu belirtiyim. Çünkü bazı yerlerde kitaba dayanarak yorumlarda bulunucam. İzleyenlerin de bileceği gibi “Ölüm Yadigarlari: Part 1” Voldemort’un mürver asayı Dumbledor’un mezarından çalması ile bitmişti. Yeni filmimiz de işte tam buradan başlıyor.
Film, Part 1 gibi kitaba sadık kalmış görünüyor. İzlerken seyirciyi sıkmıyor ( en azından seyirci final duygusuyla bu sıkılmayı yaşamıyor). Kitapta bazı sahneler vardı ki filmde de okuyucular bunları görmeyi umut ediyordu. Öylede oldu. Snape’in çocukluğu ve Lily Potter ile olan geçmişi küçük anektotlarla da olsa bizlere gösterildi. Buna oranla ise, kitapta olup filmde göremediğimiz ve keşke olsaydı dediğimiz sahnelerde yok değil. Buna en güzel örnek Lupin ve Tonks’un ölümleri ve Sentorların (At adamların) savaşa dahil olma sahneleri…
David Yates seriye çok açık dille bambaşka bir kalite getirmişti. Bunu son 2 filmde gözler önüne serdi. “Ölüm Yadigarları: Part 2” de de bu kalitesini sürdürmeye devam etmiş. Fakat gözlerden kaçmayacak bi unsur var.
“Neden bütün iyi alettler deception’lar da?”
İlk olarak oyuncak haliyle karşımıza çıktılar, daha sonra çizgi filmleri ile büyük hayran kitlesi yakaladılar. Kimlerden bahsettiğimi biliyorsunuz. Transformers’lar…
Tüm bu çeşitliliğin içine Michael Bay birde sinema projesini kattığında çoğu kişi heyecana kapılmıştı. Yılların fenomen çizgi filmi Transformers beyaz perdede boy gösterecekti. Tüm bu bekleyişin ardından Michael Bay zor olanı başardı ve Autobot’lar ile Decepticon’ların savaşını seyirciyle buluşturdu. İlk filmin gişe hasılatı ve bekleneni vermesi ikinci filminde kapısını açmış oldu. 2009 yılında sinemaseverler ile buluşan Transformer: Yenilenlerin İntikamı, gişede hatrı sayılır bir hasılat elde ederek ilk filmin üstüne çıkmayı başardı. Artık Transformers serisinin beyazperdeye ait bir kuşkusu kalmamış oldu ve serinin devam filminin çekileceği duyuruldu. Şimdi ise sinemaya geri dönen seri, Transformers: Ayın Karanlık Yüzü ile devam ediyor. Bu devam filminde Amerika’nın o meşhur Ay’a insan gönderme projesinin arkasında yatan nedenleri öğrenmiş olacağız.
X-Men: Birinci Sınıf – 2011
X-men serisinin ilk filminin başında Nazi toplama kampından annesini kaçırmak için demir kapıyı bir el hareketiyle fırltması izledik. Fakat bu 3 filmlik seride ve Wolverini anlatan filmde Profesör Xavier ve Mangetonun nasıl arkadaş olduğu, nasıl düşman oldukları ve neler düşündüklerini geçmişlerini asla bize göstermediler. X-men First Class’da ise tam bu noktaya parmak basıyorlar. Seyirciye Xavier ve Magnetonun gençlik dönemleri izlettirilerek bu soruların cevaplarını bulmaları sağlanıyor.
Charles Xavier telepati gücüne sahip kendi halinde bir gençtir. Dünya üzerinde kendi gibi garip güçlere sahip insanlar olup olmadığını merak etmektedir. Eric Lehnsherr (Magneto) ise ömrünü Nazi kamplarında geçirmiş metalleri kontrol edebilen genç biridir.
Bu iki arkadaş, mutantlardan oluşan bir dünya kurmak isteyen ve nükleer bomba kullanma çabasında olan Hellfire kulübü başkanı Sebastian Shaw’a karşı güçlerini birleştirme kararı alırlar.







