• by Admin on 19 Temmuz 2011 in Oyuncu Biyografileri, Oyuncu Biyografileri, Yabancı Sinema Oyuncuları<br />13 comments
  • by Admin on 18 Aralık 2012 in Oyuncu Biyografileri, Yerli Sinema Oyuncuları<br />1 comment
  • by Admin on 05 Haziran 2011 in Oyuncu Biyografileri, Yabancı Sinema Oyuncuları<br />4 comments
18
Eyl

”İnsanoğlu ve teknoloji bu kadar gelişmesine rağmen kalem gibi ilkel bir aracın hala hayatımızda olması bir mucize” The Signal (2014)

Bilim-kurgu sineması 2014 yılında çok da iyi örnekler sunmadı maalesef. Yılın bilim-kurgu filmlerini tarttığımızda terazide hatırı sayılır bir ağırlık teşkil etmiyor diyebiliriz tabloya baktığımızda.

17
Eyl

”Yaratıcılık girdabında yüzmek istiyorum” Frank (2014)

Ülkemizde ilk kez 33. İstanbul Film Festivali’nde izleyici karşısına çıkan renkli bir Lenny Abrahamson filmi: Frank

Monoton ofis hayatı ve hayallerini kurduğu müzisyenliğe adım atma, başarısız beste denemeleri arasında sürüp giden bir ikileme sahip olan Jon Burroughs yine sıradan bir gün, kendisini sıradışı bir yolculuğa çıkaracak olan bir tesadüf ile karşılaşır. Bu tesadüf onun hayallerine adım atmasını ve aynı zamanda yaşadığı deneyimler sırasında kendisiyle, yetenekleriyle yüzleşme fırsatını da sunar.

27
Ağu

“Bir kezle hiç arasındaki fark her şeydir.” – Locke

Tek mekan, tek oyuncu ve ona eşlik eden sesler.. Birçok kişiye hitap etmeyen bu filmler doğru oyuncu-lar- ile harika bir şölene dönüşebiliyor.. Tıpkı bu filmde olduğu gibi.

Güzel bir iş, mutlu bir aile.. Elindeki tüm güzellikleri birkaç saat içerisinde kaybeden bir adamın hikayesine ortak oluyoruz.. İşinde gayet başarılı olan ve son derece önemli bir günün akşamında aldığı bir haber ile bir seçim yapmak zorundadır..

26
Ağu

“Ailemi paramparça eden bir devrime ayak uydurmayı başarmış, bir savaştan sağ çıkmıştım ve şimdi uyduruk bir aşk hikayesi sonum olacaktı.” – PERSEPOLİS

Her sene yüzlerce film çekiliyor. Kimisi çok izleniyor, kimisi silinip gidiyor ve zaman kaybı olarak görülüyor. O kadar çok film ismi duyuyoruz ki hangisini izleyeceğimiz karar vermek büyük sorun yaratıyor. Haliyle filmlere karşı da ön yargılarımız oluştu.
Bahsedeceğim film animasyon fakat çocukların izleyeceği türden değil. Yani hemen animasyon diye yüz çevirmeyin. Bu tam anlamıyla yetişkinler için bir film. Animasyonu çocuk tarzı olarak görenlere büyük bir cevap niteliğinde.

23
Ağu

ÖZLEDİĞİMİZ TARZDA BİR FELAKET FİLMİ: ”INTO THE STORM”

Doğa ananın insanı sınadığı felaket filmleri genellikle orta yolu bulmamakla birlikte ya vezir olur ve bu tarz filmlerin müptelalarını tatmin eder veya rezil olarak yıllarca dalga geçilebilecek, ciddiyetsiz bir sunum çıkarırlar ortaya.

Bu yüzden bu alanda kaliteli bir film her zaman karşımıza çıkmıyor. Nitekim bu sinemanın son 10-15 yılını düşünürsek nice trajikomik örnekler, harcanmış senaryolar, sırtını sadece görsel efektlere dayayan yapımlar gördük, geçirdik. (Yaklaşık 5 yıl önceki Emmerich’in 2012’sini hatırlatsam mesela)

Önceki yıllardan da tecrübe edindiğimiz üzere sadece elinizde sağlam bir hikayenizin veya güçlü görsel ekibinizin olması bir felaket filminin ”iyi” olarak tanımlanabilmesi için yetmiyor. Etkili bir sunum için tüm bu unsurların ve fazlasının bir dengeye oturtulması gerekiyor.

© Copyright 2010-2017 Sinemayı Bloglamaya Hazır mısınız?. Tasarım: — Dream Theme.

Üye Girişi Valid XHTML 1.0 Transitional I Love You Wordpress