14
Oca

Kanunlar gereği hava alanı dışına çıkmanız yasak olsaydı ne yapardınız? – The Terminal

Siteye yazı yazmayalı 14 gün olmuş.. Ama bu 14 gün içerisinde yazı yazmamamın nedeni film izlemiyor olmamdan kaynaklanıyor. Bu aralar yabancı dizilere sarmış durumdayım.. The Mentalist, Chuck, Supernatural derken film izlemeye de vakit kalmıyor.. Bende ne yapayım? o zaman diye düşünürken eski izlediğim bir filmi sizlere aktarmayı tercih ettim.

Tom Hanks‘i tanımayanımız yoktur herhalde. Bir çoğumuz (bende dahil) onu Yeşil Yol filminde ki performansı ile tanımıştır.. Her ne kadar yapım yılı daha önce olmasına rağmen Forrest Gump filmini geç izlemişizdir. Şahsen ben çok çok çok sonra izlemiştim bu filmi ve bu kadar geç izlediğim için de kendime kızmıştım. Er Rayn’ı Kurtarmak, Melekler ve Şeytanlar, Da Vinci Şifresi, Sıkıysa Yakala gibi bir çok film ile bu liste uzar gider.. “Artık filme geçsek, çok uzattın arkadaşım” diyenleri duydum gibi :)

Victor Navorski, Amerika’ya gelirken ülkesinde çıkan askeri darbe sonucu ülkeye giriş ve çıkışlar durdurulmuş yeni hükümet ise sınırları kapatmışlar. Yani Navorski artık hiç bir ülkenin vatandaşı değil. E haliyle Amerika’ya da girmesine izin verilmiyor. Havaalanında beklemekten (yaşamaktan) başka çaresi yok. Havaalanı güvenliği tarafından kendisine yemek fişleri veriliyor fakat bunları da bir karışıklık arasında kaybetmeyi (daha doğrusu temizlik görevlisi tarafından çöp sanılıp çöpe atılıyor) başarmıştır. Fakat bizim ki bir yolunu bulup para kazanmaya bile başladı.. Nasıl mı? Alanda bulunan boş bagaj arabalarını yerine getirdiği zaman makina ödeme yapıyor ve artık işi ilerleten Navorski bir iki bagaj arabası yerine düzinelerce çalışmaya başlıyor :D Tabi ki bazı kişilerin hoşuna gitmeyecek bu durum ve engelleyecekler.

Ama her şeye rağmen New York’a gitmesinin yasak olduğunu bilen Navorski artık havaalanında iş bile aramaya başladı, bir bayandan hoşlanmaya ve onunla konuşmaya bile başladı. Konuşmaya bile diyorum çünkü İngilizcesi çok az ve yarım yamalak konuşabiliyor.

Tom Hanks İngilizce bilmeyen birini o kadar iyi oynamış ki resmen bizi filme kilitliyor. Çoğu sahnede gülerken bazı sahnelerde ise sizi hüzünlendirebiliyor hatta daha çok ileri gidip gözünüzden bir iki damla yaşın akmasını sağlayabiliyor. Oldukça keyifli bir yapım olmuş. Ama siz hala bu filmi izlemediniz mi? E bir zahmet izleyin o halde :D




Bunları İncelediniz mi?

Liam Neeson Kimdir?

Gerçek adı William John “Liam” Neeson olan aktör, 7 Haziran 1952’de Kuzey İrlanda’da doğdu. Akademi ve oscar ödüllerine aday gösterildi. Sinema seyircisi onu Star Wars (Yıldız Savaşları) ‘daki Jedi Qui-Gon … Devamını oku..

Hayata bakış açınızı yeniden gözden geçirmek ister misiniz? – Düşler Diyarı

Son Oscar’dan hatırladığımız bu filmi, farklı tatlar arayanlara; klişe konulardan uzak, sinemanın büyüsüne kapılıp gitmek isteyenlere ilaç gibi geleceğini düşünerek yazdım. ‘Juicy and Delicious’ isimli tiyatro oyunundan beyazperdeye uyarlanan yapım, … Devamını oku..

Bir Ata Demirer Klasiği – Berlin Kaplanı

Merhabalar efenm. Uzun zamandır uzak kaldım filmlerden. Ama geçenlerde Ata Demirer’in son yapımı olan Berlin Kaplanı’nı izleme fırsatına kendime görebildim çok şükür. Ata Demirer’in şov dünyası için yapmış olduğu çalışmalarını … Devamını oku..

© Copyright 2010-2017 Sinemayı Bloglamaya Hazır mısınız?. Tasarım: — Dream Theme.

Üye Girişi Valid XHTML 1.0 Transitional I Love You Wordpress