5
Tem

“Kendi hayallerin olmayabilir ama bana benimkileri verdin.” – Son Armağan

Son sahnede olabilecekleri tahmin etmenize rağmen hiç sıkılmadan keyifle izlediğiniz bazı filmler vardır. İşte bu filmde tamda o keyifli yapımlardan biridir. Sanırım sıkıcı olmamalarının nedeni ise bir şekilde izleyene ders vermesi. Neyse filmimize dönsek iyi olacak sanırım :)

Red Stevens, çoğu kez elindekileri kaybedip sıfırdan başlayan ama hiç vazgeçmeyen ve sonunda başarıya ulaşan ülkenin en zengin insanlarından biridir. O kadar büyük bir serveti var ki vefatından sonra bunu akrabalarına paylaştırması da sanırım en zor kısmıdır. Varlık içinde yaşayan birçok kişi parayı nasıl kullanacağını bilmez maalesef ve o kadar zorluklar içinde kazanılan her şey biranda yok olabilir. Bu yüzden seçeceği kişi, paranın kendisini değiştirmesine izin vermeden doğru kararlar verip doğru yatırımlar yapmalıdır.

Bu tanımada en uygun sanırım torunu Jason’dır. Aslında Jason’ın da diğerlerinden pek farkı yoktu ilk başlarda. Elindeki parasını rahat yaşam için kullanan bir genç. Fakat onda bir kıvılcım gören büyük baba Red tüm herşeyi ona bırakmadan önce bunu hak edip haketmediğini anlamak için onu bir oyunun içine atar. Hayatında hiç çalışmayan ve hazır para harcayan Jason için bu hayat pek zor olacaktır. Parası varken yanında olan bir çok kişi evini, arabasını kaybettiği zaman hepsi ortadan kaybolmuştur ve artık Jason tek başınadır. Bu oyun içinde aslında büyük babanın Jason’a vermek istediği tek şey serveti değil gerçek bir aile, dostluk ve elinde imkanları doğru şekilde kullanmasıdır.

Bu denli zor bir oyunun içinde çoğu kez insan pes eder ve başaramayacağına inanır. Fakat oyunun sonunda ne elde edeceğini merak etmeside seni bu oyuna daha çok sokmaktadır. Ama oyun içinde gerçek hayat ile karşılaştığınız zaman bazı şeylerin farkına varabiliyorsun ve eline geçen imkanları da doğru şekilde kullanabiliyorsunuz.
Oyuncular pek tanıdık olmamasına rağmen çok başarılı bir rol sergilemişler ve zaman zaman rapliklerin sizi düşündürmesine neden olmuştur. Benim gibi bu film ile ilk defa bugün karşılaşan biriyseniz eğer vakit kaybetmeden izlemenizi öneriyorum..




Bunları İncelediniz mi?

“Ben cesur biriyimdir ama korkuyorum anne.” – The Impossible

26 Aralık 2004… Endonezya’da meydana gelen tsunami felaketi. Saniyeler içinde yüksekliği 30 metreye kadar ulaşan tsunami felaketi 14 ülkeyi etkilemiş ve 230 binden fazla insan bu felakette yaşamını kaybetmiştir. Kimimiz … Devamını oku..

“Anılarla ilgili komik olan şey, tam olarak güvenilemez olmasıdır. Ama yine de, sonunda elimizdeki tek gerçek odur..” – Mindscape

Sanırım “Başlangıç” filminden sonra bu denli başarılı bir psikolojik gerilim filmi izlememiştim. Tabii bu filmlerin en büyük özellikleri ise finalleri ile şaşırtıp uzun süre düşünmenizi sağlaması. Kaçırdığımız bir sahne sonucunda … Devamını oku..

“Zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz yok.”

Filmin başrollerinde Nejat İşler (Kaan), Yiğit Özşener (Mete), Ahu Türkpençe (Zeynep) gibi başarılı isimler yer alıyor. Kaan çeşitli kitapların basımını yapan yayınevi sahibidir. Mete’nin ise Kadıköy’de barı vardır. Mete’nin plak … Devamını oku..


© Copyright 2010-2017 Sinemayı Bloglamaya Hazır mısınız?. Tasarım: — Dream Theme.

Ãœye GiriÅŸi Valid XHTML 1.0 Transitional I Love You Wordpress

kadikoy escort
atasehir escort
pendik escort