9
Ara

“En iyisini iste, en kötüsüne hazır ol.” – Prisoners

Denis Villeneuve, 2011 yılında İçimdeki Yangın filmi ile isminden baya bir söz ettirmiş bir yönetmendir. Her ne kadar izlemek istediğim fakat sürekli unuttuğum bir film olsa da.. Hakkında bugüne kadar olumsuz bir yorum okumadım. Bu yazıyı yayınladıktan hemen sonra bu filmi seyredeyim bari yoksa gene unutacağım. :))

Bugüne kadar seyrettiğim filmlerin yönetmen kısmına çok nadir dikkat ederim. Bu da o nadir filmlerden bir tanesi oldu benim için. :) İzlerken senaryosunda çok fazla eksik ya da hata bulsam da.. Yönetmen ve oyuncuların (Hugh Jackman , Jake Gyllenhaal, Terrence Howard) performansı sayesinde bu yılın en iyi filmleri arasında yerini alabilecek bir film ortaya çıkmış doğrusu.

İki komşu şükran günü sebebi bir araya gelmiş ve keyifli bir gün geçirirken bir anda hayatları altüst olmuştur. 2 küçük kız esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur. Olayın polise bildirilmesinden sonra bu dosyaya atanan dedektif (Jake Gyllenhaal) kızları bulmak için elinden geleni yapsada ne yazık ki bir sonuç alamamaktadır. O an evlerinin önünde duran karavandan yola çıkaran şoförünü gözaltına alırlar fakat ellerinde bir delil olmayınca bırakmak zorunda kalırlar. Kaçırılmanın üzerinden günler geçmesine rağmen ortada bir suçlu bulunmaması Keller Dover’ın olayın üstüne gitmesine neden olur ve karavanın şoförünü kaçırır. Alex’in suçlu olduğuna inandığı için çeşitli işkenceler ile kendisini konuşturmaya çalışır fakat bir şekilde sonuca yaklaşamamaktadır.

Bir babanın çaresizliği, kızını bulabilmek için nasıl biranda gözünün dönebileceğini ve canavarlaşabileceğini Hugh Jackman bize öyle bir yansıtmış ki.. Oynamamış sanki o anı, Keller’in içinde bulunduğu durumu yaşamı. İşte bu oyunculuk ise filmin izlenilebilirliği daha da artırmış. Son dönemlerde başarılı polisiye – gerilim filmi izleyemiyorduk fakat Prisoners ile bu açığı da kapatmış olduk. Kusursuz bir film değil, senaryosunda takılabileceğiniz birçok bölüm var fakat en başta da belirttiğim gibi oyuncuların performansı ve yönetmenin başarısı bu filmi izlenir kılıyor. Kısaca tavsiyedir.. :))




Bunları İncelediniz mi?

Yarın için yaşayanın, bugün için yaşayan karşısında hiç şansı olmaz.

Çok önceden bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Kore yapımı bir film izlemeye başlamıştım ki hatta filmin ismi “Hırçın Sevgilim” ama ön yargıyla başladığım için bitirememiştim. O günden beri hiç Kore yapımı … Devamını oku..

“Bir çocuğun ruhu, ruhların içinde en safıdır.” -The Butcher Boy (1997)

Sorunlu bir ailede büyüyen Francis Brady’nin hikayesi The Butcher Boy. İrlanda yapımı bir roman uyarlaması. Francis’in alkolik, geçmişine fazlasıyla takıntılı bir babası ve psikolojik olarak rahatsız bir annesi vardır. Ev … Devamını oku..

Ne olmuş yani büyük adam olamadıysak. Hayallerimizi de satmadık ya.. – Rina

Kim demiş Türk sineması kötü diye?? Tamam tamam şahsen ben de hep ön yargıyla yaklaştım Türk Sinemasına.. Ama bu filmi izleyince anlayacaksınız ki bizim de harbiden çok kaliteli filmlerimiz varmış. … Devamını oku..


© Copyright 2010-2017 Sinemayı Bloglamaya Hazır mısınız?. Tasarım: — Dream Theme.

Ãœye GiriÅŸi Valid XHTML 1.0 Transitional I Love You Wordpress

kadikoy escort
atasehir escort
pendik escort