7
May

“Silah bendim ama katil ben değildim.” – Murder in the first (1995)

Alcatraz.. 1861 – 1963 yılları arasında Amerika’nın en ünlü hapishanelerinden biriydi. Fakat hapishanenin bu üne kavuşmasının sebebi, mahkumlara yapılan işkencelerdir ve bu hapishaneyi konu alan birçok film yapılmıştır. Bunların arasında bana göre en başarılısı ise bu filmdir. Kevin Bacon, Christian Slater ve Gary Oldman‘ın muhteşem performanslarıyla film daha bir değerli hale geliyor. Özellikle Kevin Bacon karakteri o kadar iyi yansıtmış ki sırf bu oyuncu için bile izlenebilir bu film..

Henri Young, kız kardeşini doyurmak için bir postaneden 5 dolar çalıyor ve yakalanınca Alcatraz’a gönderiliyor. Burada arkadaşlarıyla birlikte kaçma planı yapıyor fakat bir arkadaşının kendini ihbar etmesi ile yakalanarak müdürün isteği ile 3 yıl hücre cezasına çarptırılıyor. Normalde 19 günden fazla burada mahkumların yasal olarak bulunmaması gerekiyor fakat bununda üzerini kapatıyorlar. 3 yıl boyunca, yılda sadece 30 dakikalığına dışarıya çıkarak egzersiz yapmasına ve temiz havaya izin veriliyor. E haliyle psikolojik sorunlarda çıkmaya başlıyor. 3 yılın ardından hücre cezasından çıktığı zaman yemekhanede kendini ihbar eden arkadaşının boğazını kaşıkla keserek öldürüyor. Artık cinayetten suçlanıyor ve cezası da idamdır. Bu davaya atanan acemi avukat James Stamphill, Henri ile tanışarak ona yardımcı olmaya çalışıyor.

Fakat 3 yıl boyunca tek başında bir hücrede yaşayan adamla iletişim kurmak o kadarda kolay olmayacaktır. Öncelikle onun güvenini kazanması gerekiyor ve ilerleyen günlerde aralarında güzel bir arkadaşlık başlıyor. Stamphill, Henri’yi idam cezasından kurtaracağına inanıyor ve bu davada baya sert oynayarak birçok kesimden insanı karşısına alıyor. Fakat artık bunun geri dönüşü yoktur ve Henri ile açtıkları bu savaşı kazanmaktan başka çareleri de yoktur..

Biri sessizliğini bozdu diğeri ise sistemi.. Bu filmi özetleyen en iyi söz sanırım bu olacaktır. Filmi izlerken çoğu sahnede kendinizi Henri’nin yerine koyuyorsunuz ve onun çektiği acıları sanki siz yaşıyormuşsunuz gibi bir ruh haline bürünüyorsunuz. Kevin Bacon, yaşayaarak oynamış sanki bu rolü ve kendisine hayran bıraktıran bir performans olmuş.. Tabii Christian Slater’de hakkını yememek gerekiyor özellikle son sahnede.. Spoiler vermeden filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. :))




Bunları İncelediniz mi?

“Adım, Bruno. – Adım Shmuel.” – Çizgili Pijamalı Çocuk

Çizgili pijamalı çocuk.. eminim ki filmin adını duyduğunda “bu ne böyle, ne biçim bir film ismidir..” demiş olabilirsin. Amma velakin işin aslı, tahminin gibi değil. Daha bi iç cızlattırıcı ve … Devamını oku..

“Bu dünyada yaptığın kötülükler öteki dünyada mutlu olmanı engelleyebilir.” – Hector and the Search for Happiness

Taslakta bekleyen yarım yazılara rağmen önceliği verdim kendisine.. Çok çok iyi bir yapım değildi belki ama, “mutluluk nedir?” sorusuna aranan cevap filmi apayrı yere taşıyor. Çoğu sahnede ise sahi ben … Devamını oku..

”Yaratıcılık girdabında yüzmek istiyorum” Frank (2014)

Ülkemizde ilk kez 33. İstanbul Film Festivali’nde izleyici karşısına çıkan renkli bir Lenny Abrahamson filmi: Frank Monoton ofis hayatı ve hayallerini kurduğu müzisyenliğe adım atma, başarısız beste denemeleri arasında sürüp … Devamını oku..


© Copyright 2010-2017 Sinemayı Bloglamaya Hazır mısınız?. Tasarım: — Dream Theme.

Ãœye GiriÅŸi Valid XHTML 1.0 Transitional I Love You Wordpress

kadikoy escort
atasehir escort
pendik escort