20
Eyl

Büyük oynamayan kazanamaz – Hodejegerne

Filmin konusunu incelediğim zaman klasik aksiyon filmlerinden bir tanesi diye düşünerekten vakit geçirmek için izlemeye başladım. Filmin başı biraz sıkıcı geçince kapatıp kapatmamak konusunda kararsız kaldım ama bir filmi yarım bırakmayı sevmediğim için devam ettim ki ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. :))

Roger, Norveç’in en başarılı beyin avcılarından biridir ve oldukça lüks bir yaşantısı vardır. Fakat eşini ve kendini daha rahat ettirmek için 2. Bir iş olarak değerli tablo hırsızlığına başlar. Beyin avcılığında profesyonel olduğu gibi hırsızlıkta da titiz ve dikkatlidir. Kendisi ile görüşmeye gelen iş arayan kişiler ile buluşma ayarlıyor eğer ki elinde onun işine yarayacak kadar değerli bir eşya olduğunu hissederse kendisi ile daha detaylı bir görüşme yaparak evin ne zaman müsait olduğunu laf arasında öğreniyor. Gerekli bilgiler toplandıktan sonra evin müsait olduğu gün, titiz bir çalışma ile orijinal tabloyu sahtesi ile değiştirerek görevini tamamlar.

Eşinin açmış olduğu galeride Clas Greve ile tanışır ve kendisinde çok değerli bir tablonun olduğunu öğrenir. Planını yapar ve her zamanki titizliği ile tablonun orjinalini alıp oradan uzaklaşır fakat hiç ummadığı bir şeyle karşılaşır. Eşinin kendisini Clas ile aldattığını öğrenir ve o an yaşadığı şok ile Clas’ı araştırmaya başlar. Clas’ın evinden çaldığı değerli tabloyu elinden hızlıca çıkarmak için plan yapmaya başlar fakat hiçbir şey istediği gibi gitmez. Clas, eskiden paralı askerlik yapmış ve oldukça tehlikeli biridir. Roger hiç hayal bile edemeyeceği olayların ortasında bulur kendini ve hayatta kalma mücadelesi verir.

Filmde, milyon dolarların harcandığı Amerikan aksiyon filmleri gibi patlama, çatışma sahneleri olmasada nedendir bilinmez ama sizi filme baya bir bağlıyor. Hatta bence bir çok aksiyon filminden bile daha iyi olmuş. Ayrıca filmin bize vermek istediği mesajda ise; paranın her şey olmadığını bizlere yansıtıyor. Senaryo, kurgu ve oyuncuların performansını da işin içine kattığımız zaman kusursuz bir yapım olmuş. Umarım Norveçliler bu tarz yapımların üzerine düşer ve Hindistan yapımı filmlerde olduğu gibi favori listemizin en üst sıralarında yerlerini ayırırlar. :))




Bunları İncelediniz mi?

Ya yaşama şansınız yüzde 50 olsaydı? – 50 / 50

Her gün ya da 2 günde 1 film izleyeyim diye bir düşünceye kendimi inandırıyorum ama olmuyor. Bu yabancı diziler yüzünden film keyfim bile yarıda kaldı. Haftada 1 ya da 2 … Devamını oku..

Colin Clark gözünden Marilyn Monroe.. – Marilyn ile Bir Hafta

Simon Curtis’in yönetmen koltuğunda olduğu ‘Marilyn ile Bir Hafta’ filmi; bu kırılgan ve naif kadının görkemli hayatı hakkında fikir yürütebilmemiz için bizi onunla bir hafta geçirmeye götürüyor. Gerçek adı Norma … Devamını oku..

“Kalbim bana hep, insanların doğuştan iyi olduklarını söylemiştir. Tecrübelerim ise aksini iddia eder.” – Kanlı Elmas

Leonardo DiCaprio‘nun oyunculuğunu çok beğensemde bu filmi hep ertelemiştim.. Geçen gün izleyeceğim filmler listesine 3. sıraya eklemiştim ve geçte olsa seyredebildim filmi. Bugüne kadar izlediğim her filmi, en iyiler listemin … Devamını oku..


© Copyright 2010-2017 Sinemayı Bloglamaya Hazır mısınız?. Tasarım: — Dream Theme.

Ãœye GiriÅŸi Valid XHTML 1.0 Transitional I Love You Wordpress

kadikoy escort
atasehir escort
pendik escort