14
Oca

“Bazen sanki hiç hissedemeyeceğim şeyleri hissettiğimi düşünüyorum. Sanki her şeyi hissetmişim de artık hiçbir şey hissedemeyecekmişim gibi.” – HER

Akılda kalıcı, hayranlık uyandırıcı, sarsıcı…
Böylesine New York Times usulü bir tanım yapmak istemezdim ama tanımlayacak üç kelime bulsam böyle derdim. Daha çok tanım da bulunabilir bu filmin hissettirdikleri için, böyle bir film var işte karşımızda: Her

Ardı ardına olumlu yorumlar geldiğinde söylemeliyim ki o kadar da değildir diye düşünmüştüm. Ancak arkası kesilmeyen 10 üzerinden 8’li 9’lu puanlar, senaryosuna ve Joaquin Phoenix’in oyunculuğuna dizilen övgüler bir anda Her’e odaklanmama neden oldu.
En sonunda geçtiğimiz gece Altın Küre öncesi izleme fırsatı buldum. Sonuç mu? Abartı değilmiş. Hem de hiç değil. Hemen belirteyim bize bu filmi sunan Spike Jonze bu enfes filmin senaryosu ile Altın Küre’de en iyi senaryo dalında ödülün sahibi oldu.

indir
Uzun zamandır hiçbir filmi izlerken bu kadar net, keskin, berrak düşüncelere sahip olmamıştım. Bu hissettirdiği açıdan eşsiz. Size anlatmak istediğini oldukça sade, net bir şekilde anlatan, daha doğrusu anlatmaktan ziyade size film boyunca yol gösterip o duyguya ulaşmanızı amaçlayan ve çok da başarılı olan bir film Her.

Bir distopya diyebilirim bu film için. Eminim bu konuda yalnız değilimdir. Yakın geleceğin gelişen teknolojiyle çevrili dünyasında yalnız bireylerin teknolojinin sunduğu imkanlara sarılma hali, teknolojinin artık insanlara kolaylık sağlamaktan öte boyuta geçip insanların hayatına, duygularına doğrudan etki edebildiği karmaşık bir dünya.

Joaquin Phoenix için ne denir bilmiyorum. Kendisinin bir hayranı olmadım bugüne dek. The Master’da bile. Ancak oyunculuğuyla Her filmine Spike Jonze ile birlikte ruh katan bir başka isim olmuş. Unutmadan Amy Adams’ı da eklemek lazım.

Lafı fazla allandırıp pullandırmayacağım. Net olarak ifade edip tavsiye edeyim. Kendimi bir film eleştirmeni olarak görmediğim için filmin teknik kısmını, ince detaylarını yazmak, irdelemek haddime değil, orası işinde yetkin eleştirmenlere kalmış. Ben filmin hissettirdiklerini yazmaya çalıştım. Umarım fikir vermiştir.

Geçen; kısa bir Twitter muhabbetine konu oldu ayrıca Her. Filmin anlamını yansıtan değerli sözler çıktı ortaya. Filmden bahsederken böyle bir tat veren filmlerin çoğaldığı bir sinema dünyası düşündük, sorguladık.

O zaman hissedilenler sıradanlaşmaz, iyi filmler de değerini kaybetmez miydi diye sorduk. Bu yüzden Her gibi bir film karşımıza çıkınca yeni keşfedilmiş, bir hazine değeri gördüğünü düşündük izleyicinin gözünde. Sinema bu yüzden daha güzel dedik.

Sonuç olarak şöyle ortak paydada buluştuk: Keşfetmekten duyduğumuz hazzın nedeni bu. Evet, Her sinemayı güzelleştirdi, ne mutlu bize. Bir de sinemanın bizim için zor sıradanlaşacağına karar verdik, iyi ki var dedik.

Diyeceğim o ki; bir sinemaseverin bu yıla dair mutlaka izlemesi gereken filmlerden biri olmuş Her. İzleyip tadını çıkarmanız dileğiyle.
İyi seyirler.




Bunları İncelediniz mi?

“Bu mağaracılık değil. Bu bir ego yolculuğu.” – Cehenneme bir adım

Seyrettiğim ilk korku filmini (Lanetli Ev) sinemada izlediğim için tövbe etmiştim. Bir daha hayatta izlemeyeceğim diye. Hatta filmde bir çok sahneyi gözüm kapalı izlediğimi hatırlıyorum. Sonradan filmle ilgili yorumları okurken … Devamını oku..

“Senin oğul olarak hataların, benim baba olarak başarısızlığımdır…” – Gladyatör

Gene eski film ama benim daha bugün izlemiş olduğum filmlerden bir tanesi ile karşınızdayım. Birisine “film önerir misin?” diye sorduğunda popüler cevaplar gelince ben direk onları listemin en sonuna atıyorum. … Devamını oku..

Şirinler New York’a Gelirse Neler Olur Sizce?

Çocukluğumuzun vazgeçilmez çizgi filmi şirinler.. Çoğu zaman başlasın diye televizyon başında saatlerce beklerdik. Aslında bu sadece Şirinler için değil Tom ve Jerry, Tweety, Taş devri ve isimleri aklıma gelmeyen diğer … Devamını oku..

© Copyright 2010-2017 Sinemayı Bloglamaya Hazır mısınız?. Tasarım: — Dream Theme.

Üye Girişi Valid XHTML 1.0 Transitional I Love You Wordpress