<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinemayı Bloglamaya Hazır mısınız?</title>
	<atom:link href="http://www.sineblog.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sineblog.net</link>
	<description>Film önerileri, yerli ve yabancı oyuncu biyografilerinin ve sinema haberlerinin yer aldığı güncel özgün sinema blogu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Feb 2012 07:50:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>&#8220;Adım, Bruno. &#8211; Adım Shmuel.&#8221; &#8211; Çizgili Pijamalı Çocuk</title>
		<link>http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html</link>
		<comments>http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 02:11:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dilek Betül ÇAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Çizgili Pijamalı Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[The Boy in the Striped Pajamas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sineblog.net/?p=1355</guid>
		<description><![CDATA[<p>Posted in <a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/aile" title="Aile">Aile</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/dram" title="Dram">Dram</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/savas" title="Savaş">Savaş</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/suc" title="Suç">Suç</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/tarih" title="Tarih">Tarih</a></p>Çizgili pijamalı çocuk.. eminim ki filmin adını duyduğunda “bu ne böyle, ne biçim bir film ismidir..” demiş olabilirsin. Amma velakin işin aslı, tahminin gibi değil. Daha bi iç cızlattırıcı ve &#8230; <span class="read-more"><a href="http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html">Devamını oku..</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çizgili pijamalı çocuk.. eminim ki filmin adını duyduğunda “bu ne böyle, ne biçim bir film ismidir..” demiş olabilirsin. Amma velakin işin aslı, tahminin gibi değil. Daha bi iç cızlattırıcı ve daha bi iç yakıcı. Yazar John Boyne tarafından kaleme alınmış olan bu eser 2008 senesinde aynı roman ismi ile sinemaya uyarlanmış bulundu.</p>
<p>Sen ne düşünüyorsun bu konularda bilmiyorum ancak kendi görüşüm olaraktan şunu söylemem gerekiyor ki, bana göre: dikkat edersen klasik Nazi-Yahudi film yapımcılarının ardında çoğunluk olarak hep aynı 3 ülke vardır: Amerika, İngiltere ve İsrail. Bu 3 ülke sağ olsunlar, şuan ki dünya çapında olanları arka plana atarak ya da attıklarını sanarak, Almanları ve o dönemin ayrımcı grubu olan Nazileri bizlere genelleme olarak “öcü” gibi gösterdiler. Tamam bir soykırım var.. Elbette bunu destekler nitelikte bir hareketim yok ancak aşırı derece de abartılı bir şekilde gösterilmesi tamamen dünyanın her yerine erişmelerini sağladı ki buda bir gerçektir. Fakat sen gel gör ki, bugün ki İsrail’i ve Yahudileri. Oturdukları yerde otursalar gam yemeyeceğim inan ki.<span id="more-1355"></span></p>
<p>Neyse.. sonuç olarak her şeye rağmen çoğu insanın beyninde yer etmiş ve klasikleşmiş olan Nazi-Yahudi filmlerinden 4 tanesi vardır ki bana göre bunlar; Piyanist, Schindler&#8217;in Listesi, Hayat Güzeldir ve Çizgili Pijamalı Çocuk. İşte yine bana göre hepsinden de çok farklı olan ve gerçekten olması gerekenin beyazperdeye aktarılmasının ardından takdir edilesi bir yapımdır; Çizgili Pijamalı Çocuk. Öyle ki, abartılmadan ve sadece olaya çocukların gözünden bakabilmeyi başarmış ender savaş konulu bir film olur kendileri.</p>
<p>Artık konuya gelelim vesselam; Başkahramanımız olarak iki minik çocuk var. Birisi, İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanya’sının emriyle Polonya’ya gönderilen ve rütbeli bir asker olan David Thewlis’nın (Baba) oğlu Bruno. (Asa Butterfield) Biriside Auschwitz, Polonya toplama ve yoketme kampında bulunan Yahudi Shmuel. (Zac Mattoon-O&#8217;Brien) Nazi Almanya’sının Bruno’nun babasına verdiği görevle aile artık Polonya’da bulunacaktır. Bruno’da koca evde tek başına kaldığı için sıkılacaktır. (çocuk işte garibim sıkılıyor ne yapsın?) Zamanla çevresini keşfetmeye çıkmasından yola çıkacak ve kaderi ona evlerinin hemen yakınlarında bulunan Yahudi toplama ve yoketme kampından, tel örgülerinin ardındaki Shmuel’la karşılaştıracaktır.</p>
<p><a href="http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/tumblr_lw0983okmz1qdscoro1_500" rel="attachment wp-att-1361"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1361" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/tumblr_lw0983OkMZ1qdscoro1_500-300x225.jpg" alt="tumblr lw0983OkMZ1qdscoro1 500 300x225 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" width="300" height="225" title="Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" /></a></p>
<p>Bunun neticesinde de zaman içerisinde Bruno ve Shmuel arkadaşlıklarını saf düşünceleriyle ilerletmeyi başarabileceklerdir. Hayat işte.. Büyüdükçe neler neler öğreniyoruz. Öğrendiğimiz doğruların yanlış olduğunu ve aynı şekilde öğrendiğimiz yanlışlarında doğru olabileceğini görebiliyor bunun da farkına varabiliyoruz mesela. Bir laf vardır, “mezardakilerin yaptıkları şeyler yüzünden, dünyadakiler birbirlerini yiyorlar.” diye. Harbiden çok doğru. Bu iki yavrucağımızda dünyanın dertlerinden ve olaylarından habersizler tabi. Tamam, çevrelerinde var bir koşuşturmaca bir telaş ama tam olarak neyin ne olduğunu kavrayabilmiş değiller haliyle. İşte filmin sana göstermek istediği olayda bu; Dostluk ve arkadaşlık. O yüzden takmıyorlar kafalarına. Gelip geçer felsefesindeler ama bu iki masum çocuğun arkadaşlığı ve yalan dünyadaki ender başarıları nereye ve ne zamana kadar sürecek? İnsanoğlu bu, her telden var. Açgözlülük ve egemenlik hırsı olduğu sürece bu dünyada da savaşlar eksik olmaz a dostlar.</p>
<p>Bruno ve Leon’un kafalarına takmadığı savaş, Bruno’nun kız kardeşinde daha büyük bir etki yapıyor. Savaş durumlarının akıbetiyle Nazi Almanya’sının fanatizmlerine kadar vardırabiliyor olayları. O açıdan da yapım, insanların her yaştan farklılıkların olabileceğini ve asıl önemli olanın yüreğinden gelen seçimleri iyi değerlendirebilmek felsefesini tarafsız olarak göstermeyi başarabilmiş. Hele ki hangi savaş olursa olsun, bu ortamın acımasızlığını izleyiciye kaliteli bir şekilde sunup gösterebilmiş olması zaten seni hemen akışına kitleyecektir yani kaçarın yok.</p>
<blockquote><p>“-Adım, Bruno.<br />
+Shmuel.<br />
-Efendim?<br />
+Adım, Shmuel.<br />
-Bu senin adın mı? Daha önce hiç böyle bir isim duymamıştım.<br />
+Ben de Bruno diye bir isim duymamıştım.<br />
-Ama Shmuel. Shmuel diye isim olmaz.”</p></blockquote>
<p>Unutamadığım ve bir can alıcı sahne var ki bu hikayenin sonunda.. Deme gitsin. Bir annenin (Vera Farmiga) hakikatten içler acısı feryadı öyle güzel yansıtılmış ki.. Filmi uzun zaman önce izlemiş olmama rağmen hala o son sahnesi aklıma geldikçe içim cız eder. Vera Farmiga sen nasıl bir içtenlikle oynadın bacım o sahneyi? Neyse hadi konuşmuyorum, bi fena oldum.</p>
<p><a href="http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/tumblr_lwzn7wtwf71r2wl03o1_1280" rel="attachment wp-att-1362"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1362" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/tumblr_lwzn7wtwF71r2wl03o1_1280-300x179.png" alt="tumblr lwzn7wtwF71r2wl03o1 1280 300x179 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" width="300" height="179" title="Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" /></a></p>
<p>Sonuç olarak yapımın vermek istediği mesaj gayet açık; savaş esnasında çocukların masumluğu, saflığı ve güzeller güzeli hayal dünyaları. Irkçılığın hiçe sayıldığını gösterebilmeye çabalamış ve sadece tarafsız masum çocuk kalplerin gözünden, izleyiciye yürekten hissettirebilmeyi başarmış ender yapımlardan bir tanesidir bana göre. O yüzden Nazi-Yahudi filmlerin arasında elle tutulur ve gözle görülebilir olarak benim için sadece Çizgili Pijamalı Çocuk vardır. Yani en azından şuan için bu böyle.</p>
<p>Güzel yurdumun güzel insanları, son olarak diyeceğim odur ki; “Klasik Nazi-Yahudi olayından bıktım arkadaş.” dersen, şu filmi bi izleyiver sevgili insan.</p>
<p>Haydi, bakalım hoşçakal. Esenle ve güzelce kal.</p>
<p>Fragman için buyuruver:</p>
<p><iframe width="640" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/CkzIC_bwxT8?fs=1&#038;feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>

<a href='http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/pyjamas_060103092851541_wideweb__300x439' title='Pyjamas'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/Pyjamas_060103092851541_wideweb__300x439-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Pyjamas 060103092851541 wideweb  300x439 150x150 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" title="Pyjamas" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/tumblr_lw0983okmz1qdscoro1_500' title='tumblr_lw0983OkMZ1qdscoro1_500'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/tumblr_lw0983OkMZ1qdscoro1_500-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="tumblr lw0983OkMZ1qdscoro1 500 150x150 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" title="tumblr_lw0983OkMZ1qdscoro1_500" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/tumblr_lwzn7wtwf71r2wl03o1_1280' title='tumblr_lwzn7wtwF71r2wl03o1_1280'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/tumblr_lwzn7wtwF71r2wl03o1_1280-150x150.png" class="attachment-thumbnail" alt="tumblr lwzn7wtwF71r2wl03o1 1280 150x150 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" title="tumblr_lwzn7wtwF71r2wl03o1_1280" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/tumblr_lydmljdwl91qlr119o1_500' title='tumblr_lydmljDWl91qlr119o1_500'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/tumblr_lydmljDWl91qlr119o1_500-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="tumblr lydmljDWl91qlr119o1 500 150x150 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" title="tumblr_lydmljDWl91qlr119o1_500" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/tumblr_lyyhr81rkh1qj2291o1_500' title='tumblr_lyyhr81Rkh1qj2291o1_500'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/tumblr_lyyhr81Rkh1qj2291o1_500-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="tumblr lyyhr81Rkh1qj2291o1 500 150x150 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" title="tumblr_lyyhr81Rkh1qj2291o1_500" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/tumblr_lz00rofiqt1r34zkko1_1280' title='tumblr_lz00roFIQT1r34zkko1_1280'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/tumblr_lz00roFIQT1r34zkko1_1280-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="tumblr lz00roFIQT1r34zkko1 1280 150x150 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" title="tumblr_lz00roFIQT1r34zkko1_1280" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/tumblr_lz7lbe44ac1qeuuhvo1_500' title='tumblr_lz7lbe44aC1qeuuhvo1_500'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/tumblr_lz7lbe44aC1qeuuhvo1_500-150x150.png" class="attachment-thumbnail" alt="tumblr lz7lbe44aC1qeuuhvo1 500 150x150 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" title="tumblr_lz7lbe44aC1qeuuhvo1_500" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/tumblr_lz3vu8fulo1qzhxv4o1_1280' title='tumblr_lz3vu8fulO1qzhxv4o1_1280'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/tumblr_lz3vu8fulO1qzhxv4o1_1280-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="tumblr lz3vu8fulO1qzhxv4o1 1280 150x150 Adım, Bruno.   Adım Shmuel.   Çizgili Pijamalı Çocuk" title="tumblr_lz3vu8fulO1qzhxv4o1_1280" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sineblog.net/cizgilipijamalicocuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Her birimiz kendi yolumuzda..&#8221; &#8211; Yeşil Yol</title>
		<link>http://www.sineblog.net/yesilyol.html</link>
		<comments>http://www.sineblog.net/yesilyol.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 10:49:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dilek Betül ÇAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Suç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sineblog.net/?p=1253</guid>
		<description><![CDATA[<p>Posted in <a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/aile" title="Aile">Aile</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/dram" title="Dram">Dram</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/fantastik" title="Fantastik">Fantastik</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/gizem" title="Gizem">Gizem</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/polisiye" title="Polisiye">Polisiye</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/psikolojik" title="Psikolojik">Psikolojik</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/suc" title="Suç">Suç</a></p>Hayatımın filmi.. Anlatılmaz yaşanır cinsinden. Şu yaşıma kadar onca film izledim ama hiç biri yeşil yolun yerini tutmuyor. Eminim ki ne diğerleri ne de yenileri de tutmayacak. Her insanın ömrümde &#8230; <span class="read-more"><a href="http://www.sineblog.net/yesilyol.html">Devamını oku..</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatımın filmi.. Anlatılmaz yaşanır cinsinden. Şu yaşıma kadar onca film izledim ama hiç biri yeşil yolun yerini tutmuyor. Eminim ki ne diğerleri ne de yenileri de tutmayacak. Her insanın ömrümde tutuklu kaldığı bazı olaylar vardır. Yeşil Yol’da benim için o olaylardan birisi. Hele replikleri yok mu? Bu tür filmleri her şeyi anlamaya başladığın yıllarda fark edip izliyorsan, resmen hayatının dönüm noktası haline gelebilir.<span id="more-1253"></span></p>
<p>Kalemine hayran olduğum usta yazar Stephen King’in aynı adlı romanından sinemaya 2000 senesinde uyarlandı. Frank Darabont kitaba sadık kalaraktan aynı duyguyu ve hayat acılarını esprileriyle birlikte izleyiciye yaşatmaya çabaladı ve bunda da gayet başarılı oldu. Zaten böyle duygusal, hüzünlü ve hayatın içinden kesitleri ancak “Frank Darabont gibi” yönetmenlerden ve “Stephen King gibi” yazarlarından görebiliyorum şahsen. Dahası da var elbet ama bunlar daha bi sadıklar bana sağolsunlar.</p>
<p>Başta Tom Hanks (Edgecomb) ve Michael Clarke Duncan (John) olmak üzere diğer oyuncularla beraber ekibin harika performansları takdire şayan Allah için. Film tam 3 saat sürmüş ve izlerken gözyaşlarıma engel olamamıştım. Neredeyse her sahnesi farklı yerlerine göre ayrı bir hüzünle doluydu. Ayrıca 3 saat sürmüş olmasına rağmen hiç sıkmayan, bana göre her sahnesi ayrı güzel, ayrı anlamlı ve ayrı bir keyifliydi.</p>
<p>“Genellikle idamlıklar bölümüne “Son Yol” denir. Bizimkine “Yeşil Yol” diyorduk. Zemin, sönük kireçtaşı rengindeydi. Elektrikli sandalye vardı. “Elektrikli” derdik. Uzun yıllar yaşadım, Ellie ama en unutulmazı 1935’ti.” Diyerekten başlıyor eski gardiyan Edgecomb, yıllar evvelki hikâyesini anlatmaya. Edgecomb kendi halinde, mesane iltihabıyla başa çıkmaya çalışan mazlum bir insan. Hayat arkadaşı eşi ise hanım hanımcık bir kadıncağız Jan Edgecomb (Bonnie Hunt) Gardiyan Edgecomb, mucizelere pek inanmayan bir karakter esasında. Ama daha sonradan John Coffey ile tanışması ve onunla diyaloga girmesiyle beraber işte asıl olay ve “hayatından anlaman gereken kesitler” bundan sonra başlıyor. Bu iki kader yoldaşının yolları ise bir hapishanede kesişiyor. Yani Cold Mountain Cezaevinde.</p>
<p>John Coffey ise doğaüstü ve Allah vergisi dediğimiz yeteneklere sahip olan bir adamdır. Fakat bu adamcağız bir yanlış anlaşılmanın sonucunda, iki küçük kız çocuğunun cinayeti suçundan hapishaneye girer ve idamlık olarak kesin hükümlüler olan E-Blok arasına katılır. Aslında olayların John Coffey ile hiç alakası yok. Aksine John; iyi kalpli, yardım etmek isteyen, saf ve temiz bir adam. Fakat olayların zincirinden ötürü ve çevrede ki halkın da o dönemlere nazaran, sınıflara göre anında yargısız infaz yapmasından dolayı işlenen suçlar böylelikle John&#8217;un üstüne kalıverdi.</p>
<p>Edgecomb ve hapishanenin E-Bloktaki koğuş arkadaşları ile beraber, Percy (Doug Hutchison) hariç; sağduyuları pek bi iyidir ve mahkûmlarla aralarındaki mesafeyi korumayı bilirler. Haliyle tabi yıllar yılı aynı çatı altında beraber oldukları ve birbirlerini tanıdıkları için de ekip olarak aralarında harika bir uyum vardır. O Percy karakteri.. Cuk oturmuş diyebilirim sadece. Allah’ım bu ne gıcıklıktır, ne kadar güzel bi uyumdur ve ne harika bir oyuncu seçimidir. Neyse ki Percy’nin sonu “hak eden bulur” oldu da bari biraz olsun sakinleşebildim.</p>
<p>Edgecomb’un görevi ise psikolojik olarak tartışılmaz ki, en zor olanı. E-Bloğu koğuşunun sorumlusu kendisi olduğu için idamları da bizzat kendisi yönetmiş oluyordu. İdam mahkûmlarını hücrelerinden alarak, 1 millik bir mesafesi olan “ölüm yolu” yani elektrikli sandalyenin bulunduğu odaya kadar “yeşil yol” denilen o meşhur yoldan mahkûmlara eşlik ediyordu. “Hayatımda yapmaktan gurur duymadığım şeyler yaptım, ama ilk defa cehennemin gerçek tehlikesini hissediyorum.”</p>
<p>Sıradan bir gün hapishane koğuşunda Edgecomb yine mesane iltihabı yüzünden dert çekmekte. Yıllar yılı bu hastalıkla mücadele eden garibim gardiyan abim Edgecomb’a, John yardım ederek adeta adamcağızın derdine derman oluyor. Bu süreden sonra Edgecom’un Allah’a ve John’a olan inancı bir nevi hafiften de olsa başlamış oluyor. Bu olay ve John’un zaman geçtikçe diğer yardımlarını da görmesiyle beraber Edgecomb, böylelikle mucizelere de inanmaya başlıyor.</p>
<p>Şu garibim kadın, tümör kanseri hastalığı yüzünden ne haldeydi a dostlar..</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1283" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/green.png" alt="green Her birimiz kendi yolumuzda..   Yeşil Yol" width="391" height="261" title="Her birimiz kendi yolumuzda..   Yeşil Yol" /></p>
<blockquote><p>“+İsmin ne?<br />
-John Coffey. Kahve gibi ama yazılışı farklı.<br />
+Rüyamda seni gördüm. Karanlıkta yürüdüğünü gördüm. Ben de öyleydim. Birbirimizi bulduk.”</p></blockquote>
<p>Filmde kısa ve öz yansıtılan fakat aynı güzellikle filmin konusuna sabit kalınıp ve eski dönemin gerçekçiliği ile izleyiciye gösterilmiş bir olay vardır ki; ekonomik kriz. Elbette o dönemlerde neredeyse çoğu toplum ekonomik zorluklarla mücadele ediyordu. Fakat bu mücadele o yıllara göre daha zor; işsizlik hat safhada, geçim şartları çok düşüktü. Bu gibi sebeplerden ötürü intiharlar bile olabiliyordu. İnsanlar iş için, ya başka ülkelere gidiyor ya da kendi memleketlerinde başka şehirlere göç etmek zorunda kalıyorlardı. 1929’da başlayan bu ekonomik kriz, çoğu ülkeyi derinden etkiledi. Bu zamansa 1930&#8242;lu yıllar boyu sürmüş ve&#8221;buhran yılları&#8221;adıyla tarihe geçti. Bu bilgileri araştırarak öğrendim, ecik kültürlü olun. Ayrıca bizim neslimizde zaten bunları yakında yaşayarak deneyim sahibi olacak gibi geliyor bana ya du bakalım..</p>
<p>Şu sahneyi izlediğimde “işte ben Frank Darabont ve Stephen King ikilisini bu yüzden seviyorum.” dedim.</p>
<blockquote><p>“+ Neden hep bunu seyrediyoruz?<br />
- İlginç.<br />
+ İlginç mi? Cahil, seviyesiz bir grup salak mı? Tek konuştukları seks.”</p></blockquote>
<p>Açıkçası 91 doğumluyum ama ben, “nerde o eskiler..?” diyorum. Bana kalsa bu zamanda yaşamayı hiç istemezdim inan ki. En güzeli 50’ler, 60’lar.. Tamam, o zamanda hayat zor şimdi de. Hayat her daim zor zaten. Ama demek istediğim, en azından o dönemlerde daha iyi insanlık, daha iyi iletişim, daha iyi filmler ve daha iyi müzikler vardı. Her şeyin değeri daha iyi anlaşılıyordu. Ben böyle eskileri yaşayan kafamla iyiyim. Sonuç olarak, dokunmayın bana. Bir zaman makinesi icat et ve sonrada hayrına beni eski zamanlara atıver.</p>
<p>Bunun akabinde sevgili ihtiyar amcam alıyor eline kumandayı ve.. “İşte seyirlik bir şey.”</p>
<p><img src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/02/seyirlikz-300x167.png" alt="seyirlikz 300x167 Her birimiz kendi yolumuzda..   Yeşil Yol" width="300" height="167" class="aligncenter size-medium wp-image-1288" title="Her birimiz kendi yolumuzda..   Yeşil Yol" /></p>
<p>Hapishane hayatını az buçuk bilir ya da tahmin edersin. Şu hayatta kötüler olduğu kadar iyi insanlarda var elbet. Artık bu tür ortamlarda hangisi denk gelirse.. Ya iyi taraf denk düşer kaderine, ya azılı kötü taraf, ya da karışık artık ne gelirse. Allah bilir. <em>“Yeşil Yol’da olan, Yeşil Yol’da kalır. Her zaman böyledir.”</em></p>
<p>Şu sahne de ne güzeldi yahu. Minnet borcu sadece bir sinema filmi ile ödenmiş oldu böylelikle. Burada esasen öyle bir güzel gönderme yapıyor ki.. Artık anlayabilene ne mutlu. Küçük şeylerden mutlu olma sanatına hayranım.</p>
<blockquote><p>“-Senin için yapabileceğimiz bir şeyler olmalı. İstediğin bir şey olmalı.<br />
+Hiç sinema filmi görmedim.”</p></blockquote>
<p>İnsanın kalbine bir filmde dokunabilmeyi başarmak ve hayat yorgunluğunu daha nasıl güzel anlatılabilirdi bilmiyorum. Bana göre yapımda en alıcı olay..</p>
<blockquote><p>“Yoruldum, patron.. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından yoruldum. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri.. En çokta insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan yoruldum. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun?”
</p></blockquote>
<p>He.. Anlıyor musun?</p>
<p>Film tema olarak mucizeler ve inancı ele alaraktan, yargısız infazın nalet ve aksi olduğunu izleyiciye iyi gösteriyor. Hayatta her an her şeyin mümkün olabileceğini; hastalık, ölüm, iyilik ve kötülük gibi doğal etkenlerinde bizler için olduğunu, inancını daima korumanı ve birden bire yaşamın güzelleşebileceğini muhteşem bir kurguyla vurguluyor sana bana ona şuna buna. En önemlisi de elbette anlayana. </p>
<blockquote><p>“+Sence, bir insan, yaptıklarından gerçekten pişmanlık duyarsa en mutlu olduğu zamana geri dönüp sonsuza dek orada yaşar mı? Orası cennet olabilir mi?<br />
-Ben de buna inanıyorum.”</p></blockquote>
<p>Son olarak diyeceğim odur ki; eminim ki benim gibi birçok kişinin de hayatının filmi olmuştur Yeşil Yol. Çünkü bu film öyle bir şey ki.. İster bazı parçalarla kendini bul, ister ağla ya da ister çek git. Her şeyiyle seni kendine bağlatır ve aklında kalmasını sağlar. O yüzden, Yeşil Yol’daki duygu, replik diyalogları ve kurgusu iyi işlenmiş olması itibariyle harika bir yapım olmuş, zamanında da kasırgalar koparmasını bilmişti. Halen daha gerek sahneleriyle, gerekse konusuyla ve replikleriyle hafızalardan çıkmayan efsane bir başyapıt olur kendileri.</p>
<p>Küçükken ailemle birlikte sıcacık evimizde izlediğimiz ve her şeyiyle hafızamda kalan en etkili ve duygu yüklü filmlerimden birisi oldu hep Yeşil Yol. Bana göre daima da öyle olacak. Çünkü o zamanların, o yaşların tadı bir başka. O yüzden diyorum ki, “Kendi yeşil yolumuzda yürüyoruz, her birimiz kendi zamanında.” ve noktalıyorum artık bu yazıyı. Eh haydi bakalım.. Allah’a emanet.</p>
<blockquote><p>“Geceleri yatakta hep onu düşünüyorum ve bekliyorum. Sevmiş olduğum ama ölen insanları düşünüyorum. Güzelim Jan&#8217;ı ve onu nasıl yıllar önce kaybettiğimi düşünüyorum. Ayrıca her birimizin Yeşil Yol&#8217;da kendi hızımızla ilerleyişimizi düşünüyorum. Fakat bir düşünce var ki geceleri beni uyutmuyor: Bir farenin bu kadar uzun yaşamasını sağladıysa benim daha ne kadar zamanım var? Her birimizin bir ölüm borcu var. İstisnalar yok. Fakat Tanrım.. bazen Yeşil Yol çok uzun görünüyor.”</p></blockquote>
<p>Fragmanı için buyuruver;</p>
<p><iframe width="560" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/ctRK-4Vt7dA" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sineblog.net/yesilyol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ya yaşama şansınız yüzde 50 olsaydı? &#8211; 50 / 50</title>
		<link>http://www.sineblog.net/fifty-fifty.html</link>
		<comments>http://www.sineblog.net/fifty-fifty.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 19:18:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melek Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[2011]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sineblog.net/?p=1215</guid>
		<description><![CDATA[<p>Posted in <a href="http://www.sineblog.net/sine/yil/2011" title="2011">2011</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/dram" title="Dram">Dram</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/psikolojik" title="Psikolojik">Psikolojik</a></p>Her gün ya da 2 günde 1 film izleyeyim diye bir düşünceye kendimi inandırıyorum ama olmuyor. Bu yabancı diziler yüzünden film keyfim bile yarıda kaldı. Haftada 1 ya da 2 &#8230; <span class="read-more"><a href="http://www.sineblog.net/fifty-fifty.html">Devamını oku..</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her gün ya da 2 günde 1 film izleyeyim diye bir düşünceye kendimi inandırıyorum ama olmuyor. Bu yabancı diziler yüzünden film keyfim bile yarıda kaldı. Haftada 1 ya da 2 haftada bir anca film seyredebiliyorum. Haliyle makaleler de gecikiyor. Neyse artık filme döneyim ben.. Filmin ismi biraz değişik gelmişti afişine de bakınca tamam bu filmi izlemeliyim dedim.</p>
<p>Normal de çok fazla dram sevmem. Hele ki belli bir hastalık üzerine yapılan filmleri izlemem pek. Örneğin hala “Kız Kardeşimin Hikayesi” filmini izlemedim. Ama en yakın zamanda izlesem iyi olacak sanırım. Konu gene yavaş yavaş uzamaya başladı ben toparlamaya başlasam iyi olacak sanırım :) Karadenizli olduğum için bu hastalığa pek de yabancı değilim belki de bu yüzden izlemeyi de tercih ettim. Son olarak şunu belirtmek istiyorum filmde bazı sahnelerde tebessüm etmeye hazır olun.<span id="more-1215"></span></p>
<p>Henüz 27 yaşında olan bir gencin sırtında ki ağrıdan şikayetçi olması ile başlıyor filmimiz. Bu ağrıların sebebini öğrenmek için hastaneye gidiyor ve gerekli testler yapıldıktan sonra kanser olduğunu öğreniyor. Tabi doktorun bunu pat diye söylemesi sonucu kısa süreli bir şok yaşıyor. Hastalığının tam ismini öğrenip internette araştırma yapıyor ve karşısına çıkan sonuç ise “<em>Hayatta kalma oranı: %50</em>” İşte tüm hikaye bundan sonra başlıyor.</p>
<p>Hastalığından haberdar etmek için şehir dışında yaşayan ailesini yanına davet ediyor. Ama hiç de düşündükleri gibi gitmiyor konuşma. <em>Nasıl gitsin ki zaten?</em> Hem hasta olan için zordur hem de aile için. Bir nevi insan bir anda umutsuzluğa kapılıyor elde olmadan.</p>
<p>Bu gibi durumlarda bir yardıma ihtiyacımız var sanırım. Ruhsal çöküntüye neden olmamak için <em>Adam </em>psikolojik destek almaya başlıyor. Psikologda da bu konu da uzman değil henüz 24 yaşında doktorasını yapan genç bir bayan ve görünce şaşırıyor haliyle. Böyle ciddi bir hastalıkta çok fazla tecrübesi olmayan birinden yardım almak? Aslında bu ikisi için de bir eğitim olacak diyebiliriz.</p>
<p><em>Adam</em>, kemoterapiye başlamıştır artık ve kemoterapi gören diğer kişilerle tanışmıştır. Fakat Adam’ın onlardan tek farkı genç yaşta bu hastalığa yakalanmasıydı. Git gide daha samimi olmaya başlıyor onlarla ve daha sık görüşmeye başlıyorlar. Ama kanser işte aniden insanı alıp götürebiliyor. Bir kaç gün sonra aralarından bir kişi vefat etmiştir ve bu adamı oldukça çok etkilemiştir. Bunlar yetmezmiş gibi bir de sevgilisinin onu aldattığını öğreniyor. <em>Her şey üst üstte mi gelir şu hayatta ya? </em></p>
<p>Hastalığa alışma süreci devam ediyor psikolog ile bazen atışsalar da iyi anlaşmaya başlıyorlar ve hastalık boyunca yanında olan en iyi arkadaşı da onun iyi vakit geçirmesi için elinden geleni yapıyor. Ama artık Adam tedaviye yanıt vermiyor ve tek şansı ameliyat…</p>
<h3><strong>Ama yaşamak için sadece yüzde 50 şansı var…</strong></h3>
<p><iframe width="560" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/Xa--ea9P7P4" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sineblog.net/fifty-fifty.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanunlar gereği hava alanı dışına çıkmanız yasak olsaydı ne yapardınız? &#8211; The Terminal</title>
		<link>http://www.sineblog.net/terminal.html</link>
		<comments>http://www.sineblog.net/terminal.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 01:06:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melek Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[2004]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Politik]]></category>
		<category><![CDATA[Romantik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sineblog.net/?p=1192</guid>
		<description><![CDATA[<p>Posted in <a href="http://www.sineblog.net/sine/yil/2004" title="2004">2004</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/dram" title="Dram">Dram</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/komedi" title="Komedi">Komedi</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/politik" title="Politik">Politik</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/romantik" title="Romantik">Romantik</a></p>Siteye yazı yazmayalı 14 gün olmuş.. Ama bu 14 gün içerisinde yazı yazmamamın nedeni film izlemiyor olmamdan kaynaklanıyor. Bu aralar yabancı dizilere sarmış durumdayım.. The Mentalist, Chuck, Supernatural derken film &#8230; <span class="read-more"><a href="http://www.sineblog.net/terminal.html">Devamını oku..</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Siteye yazı yazmayalı 14 gün olmuş.. Ama bu 14 gün içerisinde yazı yazmamamın nedeni film izlemiyor olmamdan kaynaklanıyor. Bu aralar yabancı dizilere sarmış durumdayım.. The Mentalist, Chuck, Supernatural derken film izlemeye de vakit kalmıyor.. Bende ne yapayım? o zaman diye düşünürken eski izlediğim bir filmi sizlere aktarmayı tercih ettim.</p>
<p><em><a href="http://www.sineblog.net/tom-hanks-kimdir.html">Tom Hanks</a></em>&#8216;i tanımayanımız yoktur herhalde. Bir çoğumuz (bende dahil) onu <a href="http://www.sineblog.net/yesil-yol.html">Yeşil Yol</a> filminde ki performansı ile tanımıştır.. Her ne kadar yapım yılı daha önce olmasına rağmen Forrest Gump filmini geç izlemişizdir. Şahsen ben çok çok çok sonra izlemiştim bu filmi ve bu kadar geç izlediğim için de kendime kızmıştım. Er Rayn&#8217;ı Kurtarmak, Melekler ve Şeytanlar, Da Vinci Şifresi, Sıkıysa Yakala gibi bir çok film ile bu liste uzar gider.. &#8220;<em>Artık filme geçsek, çok uzattın arkadaşım</em>&#8221; diyenleri duydum gibi :)<br />
<span id="more-1192"></span></p>
<p>Victor Navorski, Amerika&#8217;ya gelirken ülkesinde çıkan askeri darbe sonucu ülkeye giriş ve çıkışlar durdurulmuş yeni hükümet ise sınırları kapatmışlar. Yani Navorski artık hiç bir ülkenin vatandaşı değil. E haliyle Amerika&#8217;ya da girmesine izin verilmiyor. Havaalanında beklemekten (yaşamaktan) başka çaresi yok. Havaalanı güvenliği tarafından kendisine yemek fişleri veriliyor fakat bunları da bir karışıklık arasında kaybetmeyi (daha doğrusu temizlik görevlisi tarafından çöp sanılıp çöpe atılıyor) başarmıştır. Fakat bizim ki bir yolunu bulup para kazanmaya bile başladı.. Nasıl mı? Alanda bulunan boş bagaj arabalarını yerine getirdiği zaman makina ödeme yapıyor ve artık işi ilerleten Navorski bir iki bagaj arabası yerine düzinelerce çalışmaya başlıyor :D Tabi ki bazı kişilerin hoşuna gitmeyecek bu durum ve engelleyecekler.</p>
<p>Ama her şeye rağmen New York&#8217;a gitmesinin yasak olduğunu bilen Navorski artık havaalanında iş bile aramaya başladı, bir bayandan hoşlanmaya ve onunla konuşmaya bile başladı. Konuşmaya bile diyorum çünkü İngilizcesi çok az ve yarım yamalak konuşabiliyor.</p>
<p><em><a href="http://www.sineblog.net/tom-hanks-kimdir.html">Tom Hanks</a></em> İngilizce bilmeyen birini o kadar iyi oynamış ki resmen bizi filme kilitliyor. Çoğu sahnede gülerken bazı sahnelerde ise sizi hüzünlendirebiliyor hatta daha çok ileri gidip gözünüzden bir iki damla yaşın akmasını sağlayabiliyor. Oldukça keyifli bir yapım olmuş. Ama siz hala bu filmi izlemediniz mi? E bir zahmet izleyin o halde :D</p>

<a href='http://www.sineblog.net/terminal.html/terminal_06' title='Terminal Filminden Kareler'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/01/terminal_06-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="terminal 06 150x150 Kanunlar gereği hava alanı dışına çıkmanız yasak olsaydı ne yapardınız?   The Terminal" title="Terminal Filminden Kareler" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/terminal.html/terminal-05' title='Terminal Filminden Kareler'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/01/terminal-05-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="terminal 05 150x150 Kanunlar gereği hava alanı dışına çıkmanız yasak olsaydı ne yapardınız?   The Terminal" title="Terminal Filminden Kareler" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/terminal.html/terminal_03' title='Terminal Filminden Kareler'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/01/terminal_03-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="terminal 03 150x150 Kanunlar gereği hava alanı dışına çıkmanız yasak olsaydı ne yapardınız?   The Terminal" title="Terminal Filminden Kareler" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/terminal.html/terminal_02' title='Terminal Filminden Kareler'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/01/terminal_02-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="terminal 02 150x150 Kanunlar gereği hava alanı dışına çıkmanız yasak olsaydı ne yapardınız?   The Terminal" title="Terminal Filminden Kareler" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/terminal.html/terminal_01' title='Terminal Filminden Kareler'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/01/terminal_01-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="terminal 01 150x150 Kanunlar gereği hava alanı dışına çıkmanız yasak olsaydı ne yapardınız?   The Terminal" title="Terminal Filminden Kareler" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/terminal.html/terminal-2' title='Terminal Filminden Kareler'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2012/01/terminal-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="terminal 150x150 Kanunlar gereği hava alanı dışına çıkmanız yasak olsaydı ne yapardınız?   The Terminal" title="Terminal Filminden Kareler" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sineblog.net/terminal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yılbaşı Çekiliş Sonuçları..</title>
		<link>http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis-sonuclari.html</link>
		<comments>http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis-sonuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2011 18:53:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melek Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çekilişler]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı çekiliş sonucu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sineblog.net/?p=1178</guid>
		<description><![CDATA[<p>Posted in <a href="http://www.sineblog.net/sine/cekilisler" title="Çekilişler">Çekilişler</a></p>Merhaba arkadaşlar. Yılbaşı çekilişimizi açıklamak için buradayız. 2012 yılında öncelikle herkese sağlık, huzur, azıcık para da olsa fena olmaz hani :D ve tabi ki bol filmli seneler dilerim.. kitapindirim.com ve &#8230; <span class="read-more"><a href="http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis-sonuclari.html">Devamını oku..</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba arkadaşlar. Yılbaşı çekilişimizi açıklamak için buradayız. 2012 yılında öncelikle herkese sağlık, huzur, azıcık para da olsa fena olmaz hani :D ve tabi ki bol filmli seneler dilerim.. <strong><a href="http://kitapindirim.com/" target="_blank">kitapindirim.com</a></strong> ve <strong><a href="http://www.jedbang.com/" target="_blank">JBC yayıncılığa</a></strong> tekrardan bu konu üzerinden destekleri için teşekkür ederim.<span id="more-1178"></span><br />
<strong><span style="color: #ff0000;">NOT: Bir kişi yalnızca tek hediye kazanabilir <a href="http://wmaraci.com/cekilis-araci" target="_blank">Wmaracı Çekiliş aracı</a> vasıtasıyla gerçekleştireceğimiz çekilişimiz de eğer aynı kişiye 2 hediye çıkarsa 2. hediye yedekteki arkadaşımıza gidecektir. Kazananlar <span style="text-decoration: underline;">ÇARŞAMBA</span> gününe kadar adres bilgilerini <span style="text-decoration: underline;">iletmezlerse</span> eğer hakları gene yedekten kazanan arkadaşımıza gidecektir..</span></strong></p>
<h2><strong>Ve işte kazananlarımız..</strong></h2>
<p><strong>1-)</strong> Oğuz Özcan <span style="color: #ff0000;">(Açlık Oyunları serisi + Star Wars 6. Cilt)</span><br />
<strong>2-)</strong> ziqo@hotmail.com <span style="color: #ff0000;">(Star Wars 5. ve 6. Cilt)</span><br />
<strong>3-)</strong> Özlem  <span style="color: #ff0000;">(Star wars 5. ve 6.cilt)</span><br />
<strong>4-)</strong> Nuyaver  <span style="color: #ff0000;">(Orjinal Dvd + Star wars 6.cilt)</span><br />
<strong>5-)</strong> Onur Kavcı <span style="color: #ff0000;">(Orjinal Dvd + Star Wars 6. cilt)</span><br />
<strong>6-)</strong> Mükerrem KURT <span style="color: #ff0000;">(Star Wars 6. cilt)</span><br />
<strong>7-)</strong> -EagLe- <span style="color: #ff0000;">(Star Wars 6. cilt)</span></p>
<p><strong>Yedekler:</strong></p>
<p><strong>1-)</strong> Emir Kenar <span style="color: #ff0000;">(Açlık Oyunları serisi + Star Wars 6. Cilt)</span><br />
<strong>2-)</strong> Selma <span style="color: #ff0000;">(Star wars 5. ve 6.cilt)</span><br />
<strong>3-)</strong> okcu <span style="color: #ff0000;">(Star wars 5. ve 6.cilt)</span><br />
<strong>4-)</strong> Çağrı Mustafa ALKAN <span style="color: #ff0000;">(Orjinal Dvd + Star Wars 6. cilt)</span><br />
<strong>5-)</strong> Homfa <span style="color: #ff0000;">(Orjinal Dvd + Star Wars 6. cilt)</span><br />
<strong>6-)</strong> meral <span style="color: #ff0000;">(Star Wars 6. cilt)</span><br />
<strong>7-)</strong> murat <span style="color: #ff0000;">(Star Wars 6. cilt)</span></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1179" title="cekilis-sonuc" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/cekilis-sonuc.png" alt="cekilis sonuc Yılbaşı Çekiliş Sonuçları.. " width="510" height="367" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis-sonuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.&#8221; &#8211; Esaretin Bedeli</title>
		<link>http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html</link>
		<comments>http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 06:11:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dilek Betül ÇAY</dc:creator>
				<category><![CDATA[2000 yılı ve öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sineblog.net/?p=1052</guid>
		<description><![CDATA[<p>Posted in <a href="http://www.sineblog.net/sine/yil/2000" title="2000 yılı ve öncesi">2000 yılı ve öncesi</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/aile" title="Aile">Aile</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/aksiyon" title="Aksiyon">Aksiyon</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/dram" title="Dram">Dram</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/gerilim" title="Gerilim">Gerilim</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/gizem" title="Gizem">Gizem</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/macera" title="Macera">Macera</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/polisiye" title="Polisiye">Polisiye</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/psikolojik" title="Psikolojik">Psikolojik</a><a href="http://www.sineblog.net/sine/tur/tarih" title="Tarih">Tarih</a></p>Umut.. bu yapım için özetlenip söylenebilecek en güzel söz Umut’tur. 1994 senesinde yönetmen Frank Darabont ve yazar Stephen King ustaların önderliğiyle Esaretin Bedeli hayatımıza girdiğinde, eminim ki Umut sözcüğü adına &#8230; <span class="read-more"><a href="http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html">Devamını oku..</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/1-5" rel="attachment wp-att-1322"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1322" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/1-5-150x150.jpg" alt="1 5 150x150 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" width="150" height="150" title="Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" /></a></p>
<p>Umut.. bu yapım için özetlenip söylenebilecek en güzel söz Umut’tur. 1994 senesinde yönetmen Frank Darabont ve yazar Stephen King ustaların önderliğiyle Esaretin Bedeli hayatımıza girdiğinde, eminim ki Umut sözcüğü adına birçok insanın yaşamını olumlu ve ciddi yönde etki eden bir başyapıt oldu kendisi.<span id="more-1052"></span></p>
<p>Bir kış günü sıcacık evimizde daha aklım yeni yeni çevremdeki olaylara ermeye başlamışken annemlen ben beraber izlediğimiz ve içimi acıtan ve hayatımın filmi olan <a href="http://www.sineblog.net/yesilyol.html">Yeşil Yol&#8217;un</a> yapımcıları da bu iki şahsiyettir. O yüzden o gün bugündür çok severim ben bunları.</p>
<p>Dünyada filmler arasında, bir insanın umudunu kaybetmemesi gerektiğini ve &#8220;gün doğmadan neler doğar&#8221; atasözümüzü bu kadar güzel gösteren bir başyapıt. Ne yazık ki günümüzde ben böyle bu tarz filmler göremiyorum. Ya hiç yok ya da cidden parmakla sayılabilecek kadar az. Neyse sakinim..</p>
<p>Yok yere adam öldürmekten yargılanıyorsun. Suçsuzsun ama deliller hep senin aleyhine. Sonunda birde hâkim gıcık gitmiş, 2 insanı öldürme suçundan seni ardı ardına 2 defa müebbet hapis cezasına çaptırmış. Ya kafayı yerdin, ya her şeye boğun eğer mecbur haksız cezanı çekerdin ya da ciddi anlamda içerideki pisliklerle ve dışarıdaki umutların için “cesur yürek” misali mücadele ederdin.</p>
<p>Hapishanede çevrendeki insanlara anlatamazsın ki arkadaş halini. Zaten onlar deyim yerindeyse kaşarlanmışlardır hani. Sen, “benim bi suçum yok. Ben bir şey yapmadım, suçsuzum.. nalet olsun bu dünyaya, insanlığa, hayata!..” dersin. Sonrada sana &#8220;he he çok duyduk bu lafları gardaş.&#8221; der geçer elin herifi. O halde Andy&#8217;de “dinsizin hakkından imansız gelir.” felsefesiyle kafasını çalıştırıp çıkıyor bir mücadeleye ki ne mücadele.. Zaman içinde, Red (Morgan Freeman) ve Andy (Tim Robbins) günden güne bu iki şahsiyet can dostu oluveriyorlar. Ondan sonra değmesin yağlı boya.. Hapishane içindeki bu iki dostluğun mücadelesi ise elbette görülmeye değer.</p>
<p><a href="http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/esaretin-bedeli-1" rel="attachment wp-att-1226"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1226" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Esaretin-bedeli-1-300x168.jpg" alt="Esaretin bedeli 1 300x168 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" width="300" height="168" title="Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" /></a></p>
<p>Yaşam hele ki 1940 ve 1960&#8242;lı yıllar arasındaki o yaşamsa.. Her ne kadar güzellikleri olsa da elbette negatifliği de mümkün. Ekonominin zorluğu, homofobi ve ırkçılığın bilhassa bolca bulunduğu dönemler. İçeride veya dışarıda ol yaşam her bakımdan şuan ki yıllara göre daha zor. O yüzden öyle sahneler var ki, seneler arasında dönemlerin insanlara, mekânlara göre değişimlerini, davranışları ve nereden nerelere geldiklerini veya aksine geriye dönüşlerini rahatça ve hüzünlenerek görebildim.</p>
<p>En yaşlı mahkûm Brooks Hatlen, mahkûmiyet süresindeki 50 yıl boyunca içerideki hayata alıştığı için, şartlı tahliye olsa bile dışarıdaki yaşamdan korkup hapishaneden çıkmak istemiyor. Daha sonra gün gelip de çıktığı vakit yaşamaya başladığında ise yapacağını yapıyor adamcağız. </p>
<blockquote><p>“Sevgili dostlarım; dışarının bu kadar hızlı büyüdüğüne inanamadım. Çocukken bir keresinde araba görmüştüm. Fakat şimdi her yerdeler. Dünya büyük bir acele içinde. Geceleri uyumakta zorlanıyorum. Kötü rüyalar görüyorum sanki yere düşüyormuşum gibi. Korkarak uyanıyorum. Bazen nerede olduğumu hatırlamak biraz zamanımı alıyor. Burayı sevmiyorum. Her zaman korkmaktan yoruldum. Kalmamaya karar verdim. Sanırım benim gibi yaşlı bir hırsız için fazla üzülmezler. Hiç kuvvetim kalmadı..”</p></blockquote>
<p>Bu sözler artık Brooks için yeterliydi.</p>
<p><a href="http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/esaretin-bedeli-1-2" rel="attachment wp-att-1227"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1227" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Esaretin-bedeli-1-279x300.png" alt="Esaretin bedeli 1 279x300 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" width="279" height="300" title="Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" /></a></p>
<p>Bu olayın devamında Brooks&#8217;dan sonraki en iyi örnek Red. Jüri onu da her mahkûma yaptığı gibi her 10 senede bir görüşmeye çağırıyor ama sonucu hep aynı bırakıyordu. “Reddedildi.” Bu yüzdendir ki daha sonraları ise adamın umudu kırılıyor ve dışarıya çıkma umudu zayıflıyordu. </p>
<blockquote><p>“Fakat sana bu duvarların tuhaf olduklarını söylemiştim. İlk önce onlardan nefret edersin. Sonra onlara alışırsın. Yeterli zaman geçtiğinde onlara bağlanırsın.” </p></blockquote>
<p>Shawkshank hapishanesinin ünü, ağır suç işlemiş olan mahkûmları yaşlanıncaya dek orada tutmalarından geliyordu. Hatta bu zaman ölüme kadar da olabilir.. </p>
<blockquote><p>“Seni buraya hayat boyunca gönderiyorlar. Tam olarak senden aldıkları bu.”</p></blockquote>
<p>Müziğe de pek güzel bir gönderme vardı. Şu replik açıklar sana her şeyi: </p>
<blockquote><p>“Müziğin güzelliği budur. Onu sizden alamazlar.”</p></blockquote>
<p> Andy abimin en sevdiğim sahnesi, yasak olduğu halde mahkûmlara açtığı müzik için dayağı bile göze almış olmasıydı. “O gün iki İtalyan bayanın ne söyledikleri hakkında bir fikrim yoktu. Gerçek şu ki, bilmekte istemiyordum. Bazı şeyler söylenmeden güzeldir. Çok güzel bir şey hakkında olduğunu düşünmeyi seviyordum. Kelimelerle ifade edilemeyen.. ve bu yüzden kalbinizi acıtan. O sesler kimsenin rüyasında bile cesaret edemeyeceği kadar yükseklere ve uzaklara gidiyordu. Sanki güzel bir kuşun sıkıcı kafeslerimize kanat çırpması gibi ve o duvarları eritmesi gibi. Özet olarak, Shawshank&#8217;daki her adam kendini özgür hissetmişti.”</p>
<p>Çok hoşuma gidiveren bir nokta ise; yıllar geçtikçe Andy&#8217;nin kendi hücre duvarındaki asılı duran yıllanmış posterleriydi. Afişleri dönem yıllarının zamanlarına göre gayet güzel yansıtılıp izleyiciyi nostalji yaptıran ve harika etki eden çok iyi bir olaydı vesselam. Resimdeki şahsiyetler dönemlerine göre oyunculuklarıyla ve yaptıklarıyla bir hayli nam salan Aktrisler; Rita Hayworth, Marilyn Monroe ve Raquel Welch.</p>
<p><a href="http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/rita-marilyn-raquel" rel="attachment wp-att-1229"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1229" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Rita-Marilyn-Raquel-300x268.png" alt="Rita Marilyn Raquel 300x268 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" width="300" height="268" title="Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" /></a></p>
<p>Andy&#8217;nin bir diğer güzel azmi ise “bıkmadan” sürekli eyalet senatosuna mahkûmlara boş kaldıklarında okumaları ve “genel kültürünüz artsın a dostlar” adına kitap ve müzik plakları için fon istemesiydi. Çevresindekiler ona bu olayda negatif yaklaşmış olsalar da sonunda 6 yıl sonra kazanan Andy&#8217;nin vazgeçmek bilmediği azmi olmuştu. Zaten sen de film içinde özellikle bu ve bunun gibi bazı sahnelerden sonra, “işte bir kez daha umudun ve iyi azmin sonunu gördüm.” Diyeceksin. Diyeceksin yani.. Kaçışın yok.</p>
<p>Üstatların performanslarına bir söz yok kendimce. Her ne kadar Tim Robbins filmin başlarında bana “bu adam niye böyle oynuyor? Tutuk kalmış sanki biraz.” dedirtmiş olsa da daha sonraları beni yanılttı hınzır sağolsun. Çünkü film içinde adamın soğukkanlılığına ve sinsiliğine hayran kaldım. Sen de kalacaksın. Kaçış yok..</p>
<p>Son olarak diyeceğim o ki; şu hayatta öyle olaylar olur ki, yaşamıma bakışımı değiştirir. Elbette her insanda olduğu gibi.. Benim için Esaretin Bedeli de bunlardan birisiydi. Yıllar geçse de efsane her zaman efsaneliğini sürdürür. Bir insanın umuduyla, sabrıyla ve çevresindeki insanlara tahammülü öyle güzel anlatılmış ve işlenmiş ki şu filmde.. E sende insanlığın azaldığı ve günden güne kötüye giden kokuşmuş dünyada şu filmi izleyiver ve azıcık da olsa örnek al Allasen.</p>
<blockquote><p>Nereye gideceğimi söyleyeyim mi? Zihuatanejo. Meksika’da, Pasifiğin üzerlerinde bir yerlerde. Meksikalılar Pasifik için ne derler biliyor musun? Hafızasının olmadığını söylerler. Yaşamak istediğim yer işte orası; hafızası olmayan sıcak bir yer.</p></blockquote>
<p>Eh.. Haydi selametle.</p>
<p><a href="http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/esaretin-bedeli-19" rel="attachment wp-att-1231"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1231" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Esaretin-bedeli-19-300x161.png" alt="Esaretin bedeli 19 300x161 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" width="300" height="161" title="Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" /></a></p>
<p>Fragmanı için buyuruverin:</p>
<p><iframe width="640" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/6hB3S9bIaco?fs=1&#038;feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>

<a href='http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/esaretin-bedeli-1' title='Andy ve Red'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Esaretin-bedeli-1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="Esaretin bedeli 1 150x150 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" title="Andy ve Red" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/esaretin-bedeli-1-2' title='Brooks'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Esaretin-bedeli-1-150x150.png" class="attachment-thumbnail" alt="Esaretin bedeli 1 150x150 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" title="Brooks" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/esaretin-bedeli-21' title='Andy ve Muzik'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Esaretin-bedeli-21-150x150.png" class="attachment-thumbnail" alt="Esaretin bedeli 21 150x150 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" title="Andy ve Muzik" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/rita-marilyn-raquel' title='Rita, Marilyn, Raquel'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Rita-Marilyn-Raquel-150x150.png" class="attachment-thumbnail" alt="Rita Marilyn Raquel 150x150 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" title="Rita, Marilyn, Raquel" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/esaretin-bedeli-24' title='Andy ve Azim'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Esaretin-bedeli-24-150x150.png" class="attachment-thumbnail" alt="Esaretin bedeli 24 150x150 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" title="Andy ve Azim" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/esaretin-bedeli-19' title='Esaretin bedeli'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Esaretin-bedeli-19-150x150.png" class="attachment-thumbnail" alt="Esaretin bedeli 19 150x150 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" title="Esaretin bedeli" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/esaretin-bedeli-9' title='Esaretin bedeli'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/Esaretin-bedeli-9-150x150.png" class="attachment-thumbnail" alt="Esaretin bedeli 9 150x150 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" title="Esaretin bedeli" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/1-5' title='Esaretin bedeli'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/1-5-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="1 5 150x150 Umut iyi bir şeydir, iyi şeyler asla ölmez.   Esaretin Bedeli" title="Esaretin bedeli" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sineblog.net/esaretinbedeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sineblog Yılbaşı Çekilişi Başladı..</title>
		<link>http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis.html</link>
		<comments>http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 12:38:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melek Merve</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çekilişler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sineblog.net/?p=1082</guid>
		<description><![CDATA[<p>Posted in <a href="http://www.sineblog.net/sine/cekilisler" title="Çekilişler">Çekilişler</a></p>Merhaba arkadaşlar.. Bu çekilişi bir kaç ay önceden yapmayı planlıyordum fakat kısmet bugüneymiş. Yılbaşının yaklaşması nedeniyle bol ödüllü bir çekiliş ile açılışı yapıyoruz :) Bundan sonra düzenli olarak çeşitli çekilişler &#8230; <span class="read-more"><a href="http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis.html">Devamını oku..</a></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Merhaba arkadaşlar..</strong></p>
<p>Bu çekilişi bir kaç ay önceden yapmayı planlıyordum fakat kısmet bugüneymiş. Yılbaşının yaklaşması nedeniyle bol ödüllü bir çekiliş ile açılışı yapıyoruz :) Bundan sonra düzenli olarak çeşitli çekilişler düzenlenecektir. <span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Lütfen en alttaki uyarılara göz atmayı unutmayın.</span></span></p>
<p><strong>Çekilişte verilecek olan hediyeler;</strong></p>
<p>1. Açlık Oyunları serisi + Star Wars 6. Cilt<br />
2. Star Wars 5. ve 6. Cilt<br />
3. Star wars 5. ve 6.cilt<br />
4. Orjinal Dvd + Star wars 6.cilt<br />
5. Orjinal Dvd + Star Wars 6. cilt<br />
6. Star Wars 6. cilt<br />
7. Star wars 6. cilt</p>
<p>Açlık Oyunları kitaplarının temin edilmesinde bize yardımcı olan <strong><a title="Kitap" href="http://kitapindirim.com" target="_blank">kitapindirim.com</a></strong>&#8216;a ve Star wars ciltlerine sponsor olan <strong>Ertan Abi</strong>ye (<strong>JBC YAYINCILIK</strong>) özel olarak teşekkürlerimi iletiyorum. Çekiliş içim Wmaracı <strong><a href="http://wmaraci.com/cekilis-araci" target="_blank">Çekiliş aracı</a></strong> kullanılacaktır.</p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-1082"></span><br />
<span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;"><strong>Çekilişe katılım sona ermiştir bundan sonra konuya yapılan yorumlar onaylanmayacaktır. Çekiliş yarın akşam düzenlenecek ve çekiliş sonucunu yeni konu açarak bilgilendireceğiz. Katılan herkese teşekkürler..</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çekiliş Kuralları ve Süresi</strong></span></p>
<ul>
<li>Çekilişe katılma şansınız <strong>15 Aralık (bugün)</strong> Tarihinde başlayacak ve <strong>30 Aralık Saat:24.00</strong>’da sona erecektir.</li>
<li>Çekiliş sonuçları <strong>31 Aralık</strong>&#8216;ta bu konu üzerinden açıklanacaktır ve kazanan arkadaşlarımız ile e-mail adresleri ile iletişime geçilecektir.</li>
</ul>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çekiliş Hakları</strong></span></p>
<ul>
<li>Bu konu üzerinden &#8220;<strong>Katılıyorum</strong>&#8221; şeklinde yapacağınız yorum ile sadece <strong>1 çekiliş</strong> hakkı elde edebilirsiniz. Fakat ben şansımı artırmak istiyorum diyorsanız;</li>
</ul>
<ul>
<li><em><strong>Facebook, Twitter, Google+ yada Friendfeed</strong></em> adresinden çekilişimizi duyurmak için aşağıda ki yazıyı paylaştığınız taktirde <strong>1 çekiliş </strong>hakkı daha kazanacaksınız.</li>
</ul>
<blockquote><p>Birbirinden güzel hediyelerle <a style="font-size: 16px; line-height: 24px;" href="http://sineblog.net/">http://sineblog.net</a><span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px; line-height: 24px;"> yılbaşı çekilişi başladı. Katılmak için </span><a style="font-size: 16px; line-height: 24px;" href="http://bit.ly/uQUI8r" target="_blank">http://bit.ly/uQUI8r</a></p></blockquote>
<ul>
<li>Çekilişimizi blog adresiniz de <strong>özgün</strong> bir yazı ile duyurarak <strong>4 çekiliş</strong> hakkı daha kazanabilirsiniz. Tanıtım yazınızda aşağıdaki linklerin geçmesi <strong>zorunludur</strong>.</li>
</ul>
<pre class="brush: xml; title: ; notranslate">&lt;a title=&quot;kitap&quot; href=&quot;http://kitapindirim.com&quot; rel=&quot;dofollow&quot;&gt;kitap&lt;/a&gt;

&lt;a title=&quot;film önerileri&quot; href=&quot;http://www.sineblog.net&quot; rel=&quot;dofollow&quot;&gt;film önerileri&lt;/a&gt;

&lt;a title=&quot;sinema&quot; href=&quot;http://www.sineblog.net&quot; rel=&quot;dofollow&quot;&gt;sinema&lt;/a&gt;
</pre>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="text-decoration: underline;">UYARILAR:</span></span></strong></span></p>
<ul>
<li> Çekilişe sosyal medya paylaşım sitelerinizde ki üyelikleriniz ile katılıyorsanız eğer yorum yaparken aşağıda ki şablona göre yazmanız yeterlidir.</li>
<li>Sosyal medya ile çekilişe katılacak olan arkadaşlar lütfen paylaşımı yaparken sadece arkadaşlarınıza değil paylaşma seçeneğini <span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">herkes</span></span> olarak değiştirin.  Ayrıca yayınlayıp bir kaç gün sonra yazıyı kaldıranların çekiliş hakkı da iptal olacaktır. Lütfen yazıyı çekiliş sonuna (<strong>31 Aralık</strong>) kadar <span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">kaldırmayın</span></span>.</li>
</ul>
<p><em>Blog:</em><br />
<em> Facebook:</em><br />
<em> Twitter:</em><br />
<em> Google+:</em><br />
<em> FriendFeed:</em></p>

<a href='http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis.html/yilbasi' title='yilbasi'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/yilbasi-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="yilbasi 150x150 Sineblog Yılbaşı Çekilişi Başladı.." title="yilbasi" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis.html/img_4385' title='IMG_4385'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/IMG_4385-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="IMG 4385 150x150 Sineblog Yılbaşı Çekilişi Başladı.." title="IMG_4385" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis.html/img_4388' title='IMG_4388'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/IMG_4388-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="IMG 4388 150x150 Sineblog Yılbaşı Çekilişi Başladı.." title="IMG_4388" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis.html/img_4400' title='IMG_4400'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/IMG_4400-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="IMG 4400 150x150 Sineblog Yılbaşı Çekilişi Başladı.." title="IMG_4400" /></a>
<a href='http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis.html/img_4402' title='IMG_4402'><img width="150" height="150" src="http://www.sineblog.net/wp-content/uploads/2011/12/IMG_4402-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail" alt="IMG 4402 150x150 Sineblog Yılbaşı Çekilişi Başladı.." title="IMG_4402" /></a>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sineblog.net/yilbasi-cekilis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>55</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

