20
Şub

“Genç ölmek için fazla yaşlıyım.” – Django Unchained

Filmin kadrosunu gördüğüm zaman izleyip izlememek konusunda kararsız kalmış ve bir süreliğine ertelemiştim. Bu düşünceye sahip olmamdaki en büyük etken ise; günümüzde yapımcıların, yönetmenlerin zengin kadro ile yola çıkıp izleyicinin beklentisini karşılayamadığından kaynaklanıyor sanırım. Fakat Tarantino, seçmiş olduğu her oyuncuyu rolüne tam oturtabilen başarılı bir yönetmen. Hatta oyuncuların bir çoğu Tarantino filmlerinden ödüller ile geri döndüğü de bir gerçek.

Son günlerde “Ne izlesem?” sorusu ile boğuşurken en çok karşıma çıkan filmdi ve artık dayanamayarak geçte olsa filmi izlemeye koyuldum. Western filmleri pek ilgimi çekmesede bu filmi izledikten sonra takip edebileceğim bir tür haline geldi. Tarantino‘nun hemen hemen her filminde intikam duygusunu aşırı kanlı bir şekilde bizlere yansıtıyor ve süresi uzun olmasına rağmen hiç sıkmadan izletebiliyor kendini film.

Amerikan İç Savaşı’nın 2 sene öncesinde, kelle avcılığı yapan Dr. King Schultz’ın (Christoph Waltz) son aldığı görevde aradığı suçluların bir türlü izini bulamaz ve onları tanıyan birini bularak yoluna devam etmeyi düşünür. Bu sırada yolları köle olarak satın alınan Django (Jamie Foxx) ile kesişir ve kendisine aradığı kişileri bulmasında yardımcı olursa eğer kendisine özgürlüğünü verecektir. Her köle için düşünmeye bile gerek olmayan tekliftir ve ikilimiz yollara koyulmaya başlar. Güç geçtikçe birbirlerine daha yakın olurlar ve bu işte ortak olurlar. Artık köle Django, kelle avcısı Dr. King Schultz’ın yardımcısıdır ve kelle avcılığına başlamıştır. Gittikleri her kasabada, Django ilgi çeken kişi olur. Tabii o dönemde zenciler sadece köle olarak kullanıldığı için insanlar ata binen zenci gördüklerinde haliyle şaşırıyorlar. Tarantino’nun en önemli özelliği ise kötü karakteri bile bize sevdirmesi sanırım. Django’nun köleliğinde kendine ve eşine işkence yapan kişilerden intikam alma duygusu ile gün geçtikçe kötü bir kimliğe bürünür. En son aldıkları görevi yerine getirdikten sonra Schultz ile Django eşinin köle olarak satıldığı yeri bulup onu oradan kurtarma niyetindeler. Fakat bu o kadarda kolay olmayacaktır.

Yaptıkları araştırmadan sonra Broomhilda’nın (Kerry Washington) Candyland isimli bir çiftliğe satıldığını öğrenirler fakat bu kez işleri gerçekten çok zordur. Zengin ve oldukça acımasız olan Calvin Candie^nin (Leonardo Di Caprio) yanına giderek ellerini kollarını sallıyarak Broomhilda’yı kurtaramayacaklarına göre bir plan yapmak zorundadırlar ve bunu kusursuzca uygulamalılar. Bu heyecanlı macerada film müzikleride hayrı bir hava katıyor açıkçası filme. Film sonlara doğru biraz uzasada (final sahnesi), oyuncuların müthiş performansları, filmin müzikleri ile keyifli bir 3 saat sizi bekliyor.




Bunları İncelediniz mi?

“Kendi hayallerin olmayabilir ama bana benimkileri verdin.” – Son Armağan

Son sahnede olabilecekleri tahmin etmenize rağmen hiç sıkılmadan keyifle izlediğiniz bazı filmler vardır. İşte bu filmde tamda o keyifli yapımlardan biridir. Sanırım sıkıcı olmamalarının nedeni ise bir şekilde izleyene ders … Devamını oku..

3. Uluslararası Engelsiz Film Festivali Kısa Film Yarışması Başvuruları Başladı.

Son günlerde film yarışmaları ile ilgili mailler geliyor ve elimden geldiğince yayınlamaya çalışıyorum. Az önce başka bir kısa film yarışması ile ilgili bir mail geldi ve aynen aktarıyorum. 3. ULUSLARARASI … Devamını oku..

“Mücadele etmemizin sebebi dünyayı değiştirmek değil, dünyanın bizi değiştirmesine izin vermemek için…” – Do-ga-ni

Geçenlerde ne izlesem diye düşünürken sitenin birinde bu filmle ilgili yorumlar yapıldığını gördüm ve listemin en başına attım filmi. Film hakkında okuduğum yazılar ve yorumlarda filmin, 2005 yılında Mujin’de işitme … Devamını oku..

© Copyright 2010-2017 Sinemayı Bloglamaya Hazır mısınız?. Tasarım: — Dream Theme.

Üye Girişi Valid XHTML 1.0 Transitional I Love You Wordpress